ÇUR

 

Börk uçarsa saç görünür

Kılıç yarsa iç görünür

 

Ton eski olmaya görsün

Yırtığından kıç görünür

 

Kutsuzlukdan gökteki ay

Bilir misin kaç görünür

 

Tutsak Türk’ün kurtulması

Kim demiş ki güç görünür

 

Umutsuzluk us işi mi

Bozkurt dağda geç görünür

 

Ülkemizi sevmek bile

Kimisine suç görünür

 

Bozkurt soyundan olana

Öz illere göç görünür

 

Er olana düşlerinde

Kılıç kargı meç görünür

 

Türk’ün bölüğüne karşı

Çin alayı hiç görünür

 

Urus adı her geçende

Gözümüze öç görünür

 

Gezlemişiz ok ucunda

Urum denen piç görünür

 

Yağı bir Türk Eri görse

Korkusundan üç görünür

 

Türk Çerisi yağılara

Enenmemiş koç görünür

 

Kırışa doyum olur mu

Kurt tok olsa aç görünür

 

Budunumuzun geçmişi

Başımıza taç görünür

 

Gün gelir ki açun bize

Alınacak baç görünür

 

Türk dendikde ey Erk neden

Ciğerinden uç görünür

 

Harbîye... Mayıs 1963

* * *

BUYRUK

 

“Baykal’ın Küzeylerinden Gelmişlerdi....

Dinlenmek İçin Durdukları Irmak Boyu,

Onlara Yabancı Değildi Sanki.

Sanki Bu Irmak, Baykal’ın Küzeylerinde

Akan O Irmağın Eşiydi!..

Onlar, Anadolu’nun Göbeğindeydiler!”

 

Akın var dendikte alperenlere

Er çebeciden ok dilenecekdir

Kut taşı sürülüp temürgenlere

Kılıçlar kayışta bilenecekdir

 

Kılıç oynayacak bir deyiş gibi

Ormanı baltayla budayış gibi

Türk’ün öçü yağlı bir kayış gibi

Yağı’nın boynuna dolanacakdır

 

Artık durmayacak kılıçlar kında

Kanın kaynayıcak damarlarında

Bir kırış olacak savaş yerinde

Irmaklar kan ile bulanacakdır

 

O çağda çığ gibi Türk’ün bütünü

Dizgin boşaltıcak bir zafer günü

Ve buyruk vericek bir Türk sengünü

Atlar Ankara’dan sulanacakdır

1963

* * *

 

KIT’A

 

Bizimse toprak_için bin fedâ-yı cân_ederiz

Alır da Kıbrıs’ı cumhûra nev mekân_ederiz

İnâyetiyle Hüdâ’nın tamâmı feth_olucak

Döner bu kerre de Kerkük’e su revân_ederiz

 

Temmuz 1974

* * *

                                                                                    

ATSIZ’IN KABRİNİ ZİYÂRET

 

Bu mukaddes yerde uluğ türbede

El pençe dîvâna durmaya geldik

Derdimize dermân olsun dedik de

Kutlu kabrine yüz sürmeye geldik

 

Yaşadın ve öldün Türk Soyu için

Türklük’e hak mıydı ölümün niçin

Türkçü’ler burada herşeyden geçin

Bu gül sinden Türklük dermeye geldik

 

Kurultayda toyda şölende misin

Dede Korkut birle Orkun’da mısın

Onbaşı Sançar’la gülende misin

Biz de o Uçmak’a varmaya geldik

 

Ötüken yışında at mı binersin

Bilge Tonyukuk’la taş mı yonarsın

Hangi Türk ilinde nerde konarsın

Geçerken bir selâm vermeye geldik

 

Rûhlar fışkıracak handeyse yerden

Söyle bir şey bize ses ver de birden

Işpara Alp’lardan Köl Tigin’lerden

Kürşat’lardan haber sormaya geldik

 

Gönüller bunlanır hayâle dalsa

Felek Tamu’ları bizlere salsa

Yeşeren kabrinde bir an da olsa

Tanrı Dağları’nı görmeye geldik

 

3 Mayıs 1976

* * *

“AĞALIK VERMEKLE YİĞİTLİK VURMAKLA”

MESELİNİ MÎRÂS BIRAKANLARIN A’ZÎZ RÛHLARINA İTHÂFEN

 

GAZEL

 

Servetle değildir. ağalık vermeğilendir

Elbette yiğitlik de çekip vurmağılandır

 

Gurbet yağız_atlarla varıp kan ter_içinde

Bir gün Tuna’dan Nemçe’ye yol sormağılandır

 

Devlet bize al bayrağı Altay Doruğu’nda

Âzâd_ebedî dalgalanır görmeğilendir

 

Kudret deli gönlünce Yakut’dan yola çıkmak

Yol teskeresiz Bosna’ya dek varmağılandır

 

İzzet yeniden Türk’e özenmek törelenmek

Arzû edilen yerde otağ kurmağılandır

 

Cevdet yüce Türk_ı’rkına mensûb_olabilmek

Ezvâkını keşf_eyleyerek. ermeğilendir

 

Hibretle Kemâl_olsa da mefkûreye varmak

Albız bacağın bir kerecik kırmağılandır

 

1988

* * *

TÜRK’ÜN BAYRAM YAKARIŞI

Bu iller cüz değil küldür yâ Rabbî

Devşir şunu güldür güldür yâ Rabbî

 

Biz senin kıymatlı balalarınız

Biriz yüzümüzü güldür yâ Rabbî

 

Ayrılıkla yakma şu kardaşları

Ya geldir ya bizi aldır yâ Rabbî

 

Zülkarneyn Yalvaç’ın Oğuz olduğu

Gerçeğini bize bildir yâ Rabbî

 

Çapar Tengizi’nden Tuna’ya A’lem

Buyruğunla Türk’e El’dir yâ Rabbî

 

Tomurcuk çatladı börü başlıyı

Tanrıdağlarına kaldır yâ Rabbî

 

Levh-i mahfûzunda Türk için varsa

Kara yazıları sildir yâ Rabbî

 

Sen "Ol" dersen nolmaz ey benim görklüm

Türk’ün birliğini oldur yâ Rabbî

 

Bu yıl da olmadı bâri gelecek

Bayramı Kaşgar’da kıldır yâ Rabbî

 

                     * * *

İllerin cüz değil küldür yâ Rabbî

Denk ediver güldür güldür yâ Rabbî

 

Şunun denk olduğun göster de bana

Ondan artık tutma öldür yâ Rabbî

 

Mart 1993

 

* * *

ÇANAKKALE DESTANI...

 

Yağılaşıp kapımızı çaldılar

Memlekete köpek gibi doldular

Çanakkale_içinde bizi buldular

          İngiliz Fransız Türk'ü dildiler

          Anzak ile kanadını yoldular

 

Sandılar ki boğaz açılacaktır

Çanakkale hemen geçilecektir

Istanbul belinden koçulacaktır

          Aldanıp boğazda Türk'ü buldular

          Elleri böğürde kala kaldılar

 

Denizde Nusret'ten sopa yediler

Bir de Kum Kale'ye çıksak dediler

Sedd-ül bahir'i de bir denediler

          Yüzbinleri sâhillere saldılar

          Kıyıda ince bir şerit aldılar         

 

Arı Burnu altı yufkadır sandı

Karaya çıkınca şaşkına döndü

Mehmetcik burada düşmanı sındı

          Türk'ün süngüsünden iyi yıldılar

          Hazan yaprakları gibi soldular

 

Türk Irkı'nın yine kaynadı kanı

Kansızlara verir miydi vatanı

Giyimsizi çelimsizi yatanı

          Alındaki teri şöyle sildiler

          Dört bir elden savaşmaya geldiler

 

Bozkurt oldu Mehmet'lerin her biri

Bir ağızdan getirdiler tekbîri

Süngü takıp atıldılar ileri

          Bir tayını bir bölüğe böldüler

          Her hücûmu arslanlayu çeldiler

 

Arkadaşlar nice gerilenelim

Aha düşman haydin hörülenelim

Ya ölelim ya da yaralanalım

          Mehmet Çavuş dedi diye daldılar

          Sopa ile çelik zırhı deldiler

 

Asker tam altı ay tüfek çatmadı

Bir taşa başını koyup yatmadı

Teker teker şehîd olmak yetmedi

          Kıble'ye yüz tutup namaz kıldılar

          Türk gibi "Alay"la şehîd oldular 

 

Türk'ün işi budur savaşmak ölmek

Hem ölmek hemi de ölürken gülmek

Niye öldüğünü yetmez mi bilmek

          Onlar da ölüme öyle güldüler

          Bu vatan bu bayrak için öldüler

 

Türk Irkı sağ olsun vatan sağ olsun

Yattığınız toprak bir otağ olsun

Durağınız sizin Tanrıdağ olsun

          Şahâdeti onlar şeref bildiler

          Uçmak'tı yerleri ve de kaldılar

 

* * *

                     Kalır

 

Ata kolan sıkıp eyer vuranda

Avratın yanında korkaklar kalır

Er olan ön safta kiriş kuranda

Arkada ödlekler ürkekler kalır

 

Gül dermeye giren savaş bâğına

Erişir zaferin al çerâğına

Varabilmek için Tanrı Dağı’na

Savaş tarlasında erkekler kalır

 

Gönül bu anlamaz hayâle dalar

Ayrılığın oku yüreği deler       

Musul Altunköprü Tuzhurmatı’lar

Yâd ellerde neden Kerkük’ler kalır

 

Temmuz 1975

 

  KOŞUKLAR...