NEVÂ-YI EMEL

 

Şimdi yükseklerde pervâz_eyleyen. alçakların

Bir zamanlar mülkü tahrîb_etmede ortakların

Bir takım jurnalciler. alkışçılar yardakların

Gerdeninden her biri bir dalda âvîzân_olur

 

Hânmânlar söndüren canlar yakanlar bir zamân

Zulmet-i kabri görür. elbet. olur dûzeh-nişân

Bir. adâlet-gâh-ı vâsi’dir bu dâr-ül imtihân

Milleti kurbân_edenler millete kurbân_olur

 

İnkılâb_eyler zaman bir muktedir hey’et gelir

Müstebitler mahv_olur her ferde hürrîyet gelir

Millete servet vücûd-i devlete kuvvet gelir

Şimdi vîran gördüğün me’vâlar_âbâdân_olur

 

Cilve-gâh-ı emn_ü âsâyiş olur cümle bilâd

Vâdi-i eymen. olur bu mahşer_âbâd-ı fesâd

Gösterir. ahkâmını feyz-i ulüvv-i ittihâd

Bir şehinşâh-ı cihanla bir çoban siyyân_olur

 

NÂMIK KEMÂL

 

 KOŞUKLAR...