Oğuz’un soylu Başbuğlarından Saltuk Beğ’in,

kılıç sallayıp ok yağdırışı...

Rum ülkelerine baş eğdirişi...

Ve kılıcını,

Kızıl Elma göklerine değdirişidir:

 

Kargılar, oklar, kılıçlar...

Günbatı’dan yana doğru

Dokuz tümen, dokuz koldan

Atılmışlar öne doğru !

 

Murat sularında yundum,

El açıp Tanrı’ya döndüm.

Bir gün dolu dizgin indim,

Malazgirt’ten Van’a doğru !

 

Yürü ! Deyince Yaradan,

Dağ, dere kalkar aradan...

Batıya dönüp oradan,

Sürdüm Erzincan’a doğru !

 

Türk olmada İklim-i Rum !

Geride kaldı Erzurum...

İstanbul’la benim zorum,

Gidişimiz ona doğru !

 

Dilimizde bir yüce ad,

Doludizgin serhat serhat...

Nasıl ki yürümüş ecdat,

Bir zamanlar Çin’e doğru...

 

Bu gün de bakarak düne,

Koşmadayız ünden üne...

Bu kılıçlar beş yüz sene,

Dönmeyecek kına doğru !

 

Haç yıkılır, çan tıkanır...

Toprak sahibini tanır !

Gür ezanlarla yıkanır,

Bizans baştan sona doğru !

 

Baş eğdirmek benim kârım,

Her büyük işte ben varım...

Gâzi Saltuk der ki Tanrım,

Gönlüm ayan sana doğru !

 

Erlik, bize senden vergi,

Erdem, atalardan görgü.

Aşka döndü büyük sevgi,

Ateş saldı cana doğru !

 

Gönül sevmez kül olmayı,

Diler denize varmayı...

Ver bize Kızıl Elma’yı,

Benim meylim ona doğru !

 

GENÇOSMANOĞLU Niyazi Yıldırım

 

 KOŞUKLAR...