OLACAK MI?

Kim derdi bir küçük boy, koca devlet olacak
Sonra yine bu devlet ebed-müddet olacak

Bastığı yerler vatan, baktığı yer eyalet
Tek şiarı hakikat ve adalet olacak

O büyük meydanların bu yağız pehlivanı
Bir gün hastalanacak, hafif sıklet olacak

Sırtlanlar, akbabalar hunharca bir savaşın
Ateşini yakacak, sonra vahşet olacak

Ayın ondördü değil, dokuzyüzün ondördü
Bu vatan kime nasip, kime kısmet olacak

Tam dört yıllık savaştan sonra şımaran güruh
Ne bilsin ki, önünde böyle bir set olacak


Kendi özboğazında nice savaşlar verip
Kalbini koruyan bir batur elbet olacak

Bir yalçın kaya gibi boğaza bekçi olan
Bu kahraman yiğidin adı NUSRET olacak

Demir değil bir ateş parçası mayınları
Türk'e Cennet düşmana bir felaket olacak

Bir harbin sonunda da, Oğuz'un çocukları
Yeniden doğrulacak, yine millet olacak

Gazi Mustafa Kemal, ardında bütün ülke
Hem Türk olacak hem de Cumhuriyet olacak

NUSRET yaptıklarıyla, bütün Türk milletine
Sevinç, neş'e, mutluluk, gurur, iffet olacak

Geçen bunca senenin ardından unutulup
O meşhur darb-ı mesel, hüsn-i ceset olacak

Hafıza-i beşer ki nisyan ile maluldur :
"Kim derdi Koca NUSRET bir gün jilet olacak... "

Afşın

 

* * *

 

ELÇİBEY'E SÖZDÜR!

                 “Bu yolda son sözü zaman diyecek
                  Zaman da sözünü yaman diyecek” *1

 Ağlarım ki bey gitmiş ardından gitmemişim
 Türk kanatlı Tabutu göklere itmemişim
 Kim der ki bu ölümle özümde yitmemişim
    Yiten benim giden bey bu böylece biline
    Ağlasın dağlar taşlar Türk'ün istikbaline

 Kırk yanlışta bir doğru eylediğim işimdi
 Hesabına bilenen tırnağımdı dişimdi
 Yemin olsun o benim aksakallı kişimdi
    Bilgemden ayrı düştüm silinen şanlı çinim
    Farzet Gence'yim şimdi, şimdi farzet Laçin'im

 Her kalıba girenler ya sudur ya alçıdır
 Heykel olabilmekse belki taşa ölçüdür
 Sen elmas bir mektuptun ondan adın Elçidir
    Azatlığa şahika naraların misaldir
    Bu ölüm burda firkat Tanrıdağ da visaldir

 Türk şerefli bir ırktır, hem dilde heyecandır
 Türkçü Türk'ü yaşayan Türk'e feda bir candır
 Senin büyük mirasın vahid Azerbaycan'dır
    Senin buyurdukların binamızın harcıdır
    Vasiyetin bizlerin boynumuzun borcudur

 Bu Toprak hainlerden yadlarından utansın
 Bu Irk sana değmeyen tadlarından utansın
 ‘Demir’ gibi Öztürkçe adlarından utansın
    Hafızası gitmeyen bu lafıma el ekler
    Gözlerimde canlanır seni satan köpekler

 Gün ki kanım yasımı coştursun vecde etsin
 Ünüme yanlış duran bir sehiv secde etsin
 Tanrım izin ver kulun Beyine müjde etsin
    Gökler sarardı Bey'im güneş doğdu doğacak
    Şair o gün Aras'ı elleriyle boğacak

 O aleme elçi git beyim bizlerden, lutfet
 Bundan gayri emin ol ödenecek her külfet
 Affet beyim bizleri, beyim bizleri affet
    Seni sevmeyenleri sevmek bize haramdır
    Her hain çizmediğim gün benim yüz karamdır

 Bu davada son sözü bekle zaman diyecek
 Ki zaman da sözünü vallah yaman diyecek
 Yemin ki seni satan birgün aman diyecek
    Şiir değil bu yazan haykırıştır isyandır
    Karadan da karası Elçibey'e nisyandır

               Gece güne erecek cümle dağ taş emindir
               Bu şi’re isyan dedim aha bu da yemindir

 Afşın

 

*1- İ’tizâr: Bu beyit adını hatırlayamadığımız bir şâirimize aittir.

 

 KOŞUKLAR...