![]()
23.12.1998 Tarih ve 1998/36 Sayılı
"Gizli" Başbakanlık Genelgesi
Türkiye Çin Halk
Cumhuriyeti’ni (ÇHC), Çin’in tek hukukî temsilcisi olarak 5 Ağustos 1971
tarihinde tanımıştır.
Türkiye-ÇHC
siyasi ilişkilerinde ciddi çıkar çatışması bulunmamakla beraber, bugün ÇHC
sınırları içinde “Sincan-Uygur Özerk Bölgesi”nden göç ederek Türkiye’ye
yerleşmiş bulunan soydaşlarımızın faaliyetleri Türkiye ile ÇHC siyasi
ilişkilerinde hassas bir noktayı oluşturmaktadır.
Doğu Türkistan
Vakfı ile Doğu Türkistan Göçmen Dernekleri’nin zaman zaman Türkiye’de ÇHC
temsilciliklerinin önünde giriştikleri, ÇHC bayrağının yakılması ve ÇHC’ni
küçük düşürücü sloganlar kullanılması gibi Çin aleyhtarı faaliyet ve eylemler
Çin Hükûmetini fazlasıyla rahatsız etmektedir.
Doğu Türkistan
Vakıf ve Derneklerinin faaliyetlerinin yasal sınırlar içinde kalması önem
arzetmektedir.
Çin aleyhtarı
gösterilerin Doğu Türkistan Vakfı ve Derneklerinin yanı sıra, bu kuruluşların
doğrudan ilişkisi bulunmayan başka gruplar ve ülkemizde siyasi partilere mensup
bazı kişilerce de düzenlenmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Uluslararası
camianın saygın bir üyesi olarak, Birleşmiş Milletler ilkelerine ve bu camianın
normlarına uymakla yükümlü olan Türkiye’nin dış politikasının temel taşlarını
diğer ülkelerin bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi
ve içişlerine karışılmaması ilkeleri teşkil etmektedir.
Bu çerçevede,
Türkiye’nin kendi topraklarında ÇHC’nin bölünmesine yönelik olduğu anlam veya
izlenimini verecek ya da bölünmesini teşvik edecek eylem ve davranışlara
müsamaha göstermesi yukarıda maruz ilkelerle bağdaşmayacaktır.
![]()
Doğu Türkistan, Sincan-Uygur Özerk
Bölgesi adı altında ÇHC topraklarının bir parçasıdır.
![]()
Türkiye’nin bunu
tartışma konusu yapması sözkonusu değildir. Türkiye,Çin’in bağımsızlık,
egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı göstermekle mükelleftir.
Ancak bu husus,
ülkemizin Sincan-Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Türk kökenli Uygur ve Kazaklar
gibi aramızda akrabalık bağları bulunan toplulukların kader ve yaşam
koşullarıyla yakından ilgilenmediği anlamına gelmemelidir. Türkiye, bu
toplulukları Çin’le arasında bir dostluk köprüsü olarak görmekte ve bu
insanların refah ve mutluluk içinde insani koşullarda yaşamalarına büyük önem
atfetmektedir.
Çin makamlarına,
Sincan-Uygur Özerk Bölgesi’ndeki halkın refah, güvenlik ve mutluluk içerisinde
yaşamasına, yaşam düzeyinin yükseltilmesine verdiğimiz önem vurgulanmakta ve
ayrıca Çin makamlarıyla işbirliği halinde, Türkiye’nin bu bölgenin kalkınmasına
katkıda bulunmak istediği dile getirilmektedir.
Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biri olan ve 1 milyar nüfusu
ve rekor düzeydeki kalkınma hızıyla Türkiye için büyük bir potansiyel Pazar
teşkil eden ÇHC ile siyasî ve ekonomik ilişkilerimiz son yıllarda hızlı bir
gelişme göstermektedir.1998 yılı içinde ülkemizden Çin’e dört önemli üst düzey
ziyaret gerçekleşmiştir. Türkiye-Çin siyasî istişarelerinin de yakın bir
tarihte Pekin’de yapılması öngörülmektedir.
Sözkonusu
ziyaretler, son derece olumlu bir havada cereyan etmiş ve ÇHC ile
ilişkilerimizin geliştirilmesi için siyasî ortamın oluşturulmasına katkıda
bulunmuştur.
Ayrıca, 1999
yılında ÇHC’den ülkemize gerçekleşmesi beklenen en üst düzey ziyaretlerle ikili
ilişkilerimizin daha ileri bir aşamaya ulaşacağı değerlendirilmektedir.
Yukarıda
mülahazaların ışığında, ülkemiz ile ÇHC arasındaki ilişkilerin gelişmesinin ÇHC
makamlarında mevcut olduğu anlaşılan kaygıların giderilmesine bağlı bulunduğu
şüphesizdir. Bu çerçevede, tarafımızdan aşağıda belirtilen hususlara özen
gösterilmesi uygun olacaktır.
Anılan Vakıf ve
Derneklerce düzenlenecek toplantılara Bakanlarımızın dahil kamu
görevlilerimizin katılmamaları ve kutlama mesajları göndermemeleri.
Sözkonusu
toplantılarda Doğu Türkistan bayrağı asılmaması ve ÇHC’ni rencide eden
pankartlar kullanılmaması.
Çin misyonları
önünde Çin bayrağının yakılmasının ve Çin’i rencide edici pankartların
kullanılmasının engellenmesi.
Yukarıda belirtilen
hususlara uyulması hususunda bilgilerini ve gereğini rica ederim.
![]()
Mesut YILMAZ
Başbakan
![]()
Dağıtım:
Gereği :
Devlet
Bakanlığı ve Başbakan Yrd. na
Millî
Savunma Bak. ve Başbakan Yrd. na
Devlet
Bakanlıklarına (Bağlı ve ilgili Kuruluşlara Devlet Bakanlıklarınca)
Bakanlıklara
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına
Milli
Güvenlik Kurulu Sekreterliğine
Başbakanlık
Bağlı ve İlgili Kuruluşlarına
Başbakanlık
Merkez Teşkilâtına
Bilgi :
Cumhurbaşkanlığı
Gn.Sekr. ne
T.B.M.M. Genel
Sekreterliğine
☺!
...ve 9 ay,18 gün sonra (11.10.1999)...
Ankara, 11.10.1999
Sayın M. Rıza
Bekin Sayın Asgar Can
Doğu Türkmenistan
Milli Merkezi Başkanı Kurultay Tertip Komitesi Başkanı
Sayın M.Rıza
Bekin,
Sayın Asgar Can
Yirminci yüzyılın
son 15 yılı, Türk dünyasında, Türklük bilincinin güçlendiği, bağımsızlık
yolunda önemli adımlar atıldığı bir dönem olmuştur. Buna rağmen, hâlâ
hürriyetinden mahrum, sürekli insan hakları ihlallerine maruz kalan Türk
topluluklarının bulunması, sevincimizi gölgelemektedir. Doğu Türkistan, temel
hak ve hürriyetler konusunda soydaşlarımıza yönelik baskıların en yoğun
yaşandığı bölge durumundadır. Yarım asırdır bölgede süregelen hadiseler,
insanlığın pek yakında gireceğimiz yeni bin yıla ilişkin ümit ve beklentilerine
zıt bir görünüm sergilemektedir.
Doğu
Türkistan'daki Türklere uygulanan baskıların ve insan hakları ihlallerinin en
kısa sürede barışçı yollarla çözülmesi en büyük arzumuzdur. Bölgede huzurun ve istikrarın
sağlanması, barışın dünya üzerinde kalıcı kılınması bakımından da büyük önem
taşımaktadır. Doğu Türkistan Türklerinin bu çerçevede barışçı yöntemler
yürüttükleri mücadeleyi desteklediğimizi ve her zaman bu soydaşlarımızın
yanlarında olacağımızı belirtmek isterim. Bu duygularla düzenlediğiniz
sempozyumun ve kurultayın hayırlı olmasını diliyor, sevgi ve selamlarımı
sunuyorum.
Mesut Yılmaz (İmza)
Kaynak: Ayyıldız, 04.11.1999
☺!
...ve bir açıklama !..
Pes
Doğrusu
M. Rıza Bekin
yıllardan beri Doğu Türkistan Milli Merkezi Başkanlığını yürütmektedir. Ancak
ANAVATAN Partisi'nin gönderdiği yazıda M. Rıza Bekin, olmayan bir kuruluşun
başkanı Doğu Türkmenistan Milli Merkezi şeklinde tanıtılmaktadır. Eğer bu
bilgisizlikten değilse büyük bir gaflet örneğidir.
Kaynak: Ayyıldız, 04.11.1999
☺☺☺☺☺☺☺☺☺☺☺☺☺☺☺☺☺