TONYUKUK'a gelen yazılar... ve TONYUKUK'un karşılıkları...

ŞUBAT-2004

(Yazılar geliş târîhlerine göre sıralanmışlardır.)


09.02.2004

Selam

Merhabalar ben de Azeri’yim .Türkiye’de İzmir’de yaşıyorum. Nusret Kesemenli ile aynı soyadını taşıyorum. Kendisine ait mail adresi var ise veya onunla iletişim kurabileceğim bir yol var ise bana haber verir misiniz?

Hoşça kalın.

Mehtap Kesemenli

* * *

29.02.2004

Azîzim Mehtap Hanım,

Duyduğumuz üzücü haberi size bildirmekte zorlanıyoruz.

Üzüntülerimizle bildirmek isteriz ki, Hörmetli Nusret Kesemenli Beğ bıldır Hakk’a yürümüştür.

Dileriz ki duyduğumuz haber doğru olmasın.

Haberin gerçek olup olmadığını www.azeri.com kavşıtına veyâ www.vugar.4mg.com kavşıtındaki Sayın Vugar Abdullah Beğ’e göndereceğiniz bir mektupla öğrenebilirsiniz.

Başta Hörmetli Nusret Beğ’in yakınlarına ve size, ayrıca Türk Edebîyât a’lemine baş sağlığı dileriz.

Nur içinde yat, büyük şâir...

Tonyukuk


13.02.2004

Selamun Aleykum,

Gördüğüm kadarıyla Türkçe isimlerinde Aytekin ismini göremedim. Bu ismi de lütfen ekler misiniz?

Eyvallah...

Mailim: aytekin...

Aytekin

* * *

29.02.2004

Azîzim Aytekin Beğ,

Dileğinizi Türkçe Adları Derlemesi adlı kitabı hazırlayan arkadaşımıza ilettik. Sanırız kitabının ikinci baskısında talebinizi nazar-ı dikkate alacaklardır.

Güle güle,

Tonyukuk


18.02.2004

Moğollar'ın Menşei Hakkında

Hocam merhaba,

Umarım sağlığınız ve esenliğiniz yerindedir. Size sormak istediğim birkaç soru var.

Bildiğim kadarı ile Türkistan havalisinde yapılan tarihi araştırmalarda, gerek yazıtlarda gerekse kazılarda olsun Moğol kelimesine 13.yy.dan önce hiç 13.yy'dan sonra da pek rastlanmıyor. Hocam size ilk sorum; "Moğol" kelimesinin dilbilimsel anlamı. (Sizin düşüncenize göre kadim dini kaynaklarda geçtiği gibi Gog-Magog kavmi ya da kavimleri ile gerçekten ilgili olabilir mi?)

İkinci sorum ise Moğollar'ın menşei üzerine...

Moğol tarihinde Börçegin isimli bir sülaleden bahsediliyor. Ha-han lar ve Noyanlar bu sülaleden çıkıyor. Börçegin kelimesinin anlamı  Böri-tegin (Bildiğim kadarı ile Moğol lehçesinde ç sesi t sesine dönüşüyor doğru mu? ) olarak irdelendiğinde Kurtbeyler gibi bir sonuç çıkıyor. Göktürk tarihinde de Asena (Bozkurt budun ya da ak budun, kara budun) isimli bir sülalenin mevcudiyeti tarihçilerin ve araştırmacıların malûmu. Daha önceden bu konu hakkında araştırma yapmış araştırmacılar var mı bilmiyorum ama, benim düşünceme göre, Karluk ve Uygurlar Kutluk Devleti'ni yıktıktan sonra asil kandan yani Asenalar'dan bir kaç yüz oba Ötüken'den kuzey doğuya çekilmiş olabilir. Daha farklı bir vatanda 4-5 asır türedikten sonra, 13.yy'da bozkırlara Temuçin'in savaşçı kişiliği ile büyük bir geri dönüş yapıp, tüm bozkır kabilelerini itaat altına almış olabilir. Kısaca kastım tarihte Moğol adı ile bilinen devletin, 3. Kök-Türk devleti olması olasılığının yüksek olduğu. Ya da bu devleti Kök-Moğol olarak nitelemenin daha doğru olacağı.

Bu toplum Orta Asya coğrafyasına gökten zembille inmiş olamayacağına göre mutlaka Türklükleri ispatlanmalı kanaatindeyim.

Konu hakkında fikrinizi ve bilginizi rica etmek isterim.

En derin saygılarımla

İsa Akîf Yümnü

* * *

29.02.2004

Azîzim İsa Akîf Yümnü Beğ,

Öncelikle şunu söyleyelim ki “Mogul, Mongul, Mongıl” sesleriyle de telâffuz edilen Moğol kelimesinin     “Gog-Magog” ile hiçbir ilgilisi yoktur.

Moğollar ile ilgili olarak otağımıza epeyi soru gönderilmiştir. Bu sorular ile bunlara verilen karşılıkları derli toplu olarak aşağıda gösteriyoruz.

* * *

(18.12.2001) Çoğu tarihçiler arasında büyük çelişkiler görüyorum. Bu Türklerin Moğollaştırılması veya Moğolların Türkleştirilmesi şeklinde oluyor. Eğer Cengiz Han'ı ve kurduğu orduyu salt Moğol olarak kabul edersek bu sefer onun torunu olan Batukhan'ın kurduğu Altınordu’yu (altın orda) da Türk imparatorluklarından çıkartmamız gerekir. Her ne kadar Batu bu imparatorluğu Türk boylarına dayanarak kurduysa da Timuçin doğduğunda ortada Moğol lafı bile yoktu. Kendisine bir Türk olan annesinin verdiği ad tamamen bir Türk adı olup, demir işçisi anlamındadır. Ayrıca, Timuçin kumral saçlı ve açık renk gözlüdür. Ben hayatımda bu yüz şekillerinde olan bir Moğol görmedim. Cengiz’in Tatarlara saldırmasının nedeni babasının onlar tarafından öldürülmesi idi. Cengiz kendisini kurt soyuna bağlar. Bu da tamamen bir Türk geleneğidir. Cengiz öldükten sonra, Moğolların onun kavmini dağıttıkları söylenir. Acaba bugünün Moğolları ile geçmiştekileri mi birbirine karıştırıyoruz? Belki geçmiştekiler de Türk idi ama tıpkı Oğuz, Kırgız gibi birer boy olup, Türklerin Moğol boyunu oluşturuyorlardı.

(19.12.2001) Kun Kağanlığı’ndan önceki çağlarda Türk dili ile (13. yüzyılın başlarından başlayarak) Moğol dili denilen dil aynı dil idi, Türkçe’ydi.

Moğol adı târîhte ilk defâ Çengiz (Tengiz, Deniz) Kağan zamânında kullanılmıştır. Ondan önce Moğol denilen boya ne ad verildiği bilinmiyor. Orkun yazıtlarında geçen “Dokuz Tatar”, “Otuz Tatar” boylarının Moğol olduğu görüşü yalnızca bir varsayımdır. Ancak yine yazıtlarda adı geçen Kıtay “Kıtayn” boyunun 13. yüzyılda Moğol diye adlandırılan boy olabileceği düşünülebilinir. Kaldı ki Çengiz Kağan’ın Moğol’u bir boy adı olmayıp “Osmanlı” gibi, “Özbek” gibi, “Kazak” gibi siyâsî bir addır. Eğer Osmanlı Hânedânlığı hükûmetleri bugün de devâm ediyor olsa idi, bize hâlâ “Osmanlı” denilecekti.

Pek tabiidir ki Moğol Kağanlığının tebâası içinde çok sayıda Türk boyları da vardır.

Çengiz Kağan’ın sâdece anası değil babası da Türk’tür. Çengiz Köktürk’lerin (Türk’lerin) Çinli’lerce Şato denilen prenslerinin 8. göbek torunudur. Babası Yasukay, bir Türk kızı olan anası Ulun-eke’yi kaçırarak evlenmiş, Temüçün bu evlilikten doğmuştur. Soyunun Oğuz Kağan’a kadar çıktığı, hükümdârlık adayı olan Kay (Kayı, Kıyat) boyundan olduğu bildirilir.

Şato prensleri Türklerin develerini güden Kuzeyli boyları (Belki de Moğolların atalarını) yönetmek için, onların yaşadıkları yörelerde görevlendirilirlerdi. Çengiz’in ana dilinden başka bildiği tek dil ise işte bu Kuzeyli boyların konuştuğu dil idi. Çünkü Çengiz o boyların içinde büyümüştü.

Hâlâ çözüme ulaştırılamamış bir konu vardır: “Yönetenler kim olursa olsun devletin dayandığı insan yoğunluğu Türk ise o devlet Türk devletidir” diyenlerle “Tebâası kim olursa olsun devlete hükmeden hânedân ve onun dayandığı yönetim Türk ise o devlet Türk devletidir” diyenler anlaşamamaktadırlar.

Birinci görüş ezik bir tutsaklığı gizlemektedir. Bize göre ikinci görüş doğru fakat eksiktir. Yine bize göre Devlet=Töredir. Kısacası “Tebâası kim olursa olsun devlete hükmedenler ve onların yöneticileri Türk iseler ve devleti Türk Töresi’ne göre yönetiyor iseler, o devlet Türk devletidir”

(23.12.2001) Ancak Cengiz'in annesi konusunda durum karışık. Siz, Ulun dan bahsediyorsunuz, ben ise annesinin Turkhan Khatun olarak biliyorum. (Türkan ismi). Bunlardan hangisi doğru? Bazı kaynaklar Timuçin'in Moğolların Borijin kavmine ait olduğunu söylüyor, ama ben onun Türk soyundan geldiğine inanıyorum.

(27.12.2001) Ulun-eke adını bildirmemizdeki amaç bu adın da zikredilmekte olduğundan kaynaklanmıştır. Bize göre Çengiz’in ana adının şu veyâ bu olmasından ziyâde, ananın soyu önemlidir.

(03.03.2002) Hun kelimesinin anlamını Halk veya insanlar olarak biliyorum. Bence hun kelimesi çok eski bir Türkçe kelime olup, huun olarak telaffuz edilmektedir. Bugün bu huun kelimesi Moğolca’da da insanlar anlamında kullanılmaktadır ama kökeni eski Türk dilinden gelir.

Ayrıca Cengiz’in Şato Türklerinin 8inci göbek torunu olduğunu bahsetmiştiniz. Bununla ilgili bir ayrıntı veya herhangi bir kaynak ... var mı?

(04.03.2002) Bir okurumuzu OCAK-2000 yazışmalarımızda verdiğimiz cevâp: “Hun adının Koyun'dan muharref olduğu doğrudur. Kelimenin aslı Kun olmalıdır. Târîhdeki Hunlar ikiye bölünerek Akhunlar, Karahunlar diye adlanmışlardır. Doğruları Akkunlar ve Karakunlar ya da Akkoyunlular, Karakoyunlular olmalıdır.

Bu kelimenin aslının, hattâ bugün Moğolca olduğu söylenen pek çok kelimenin de asıllarının  Türkçe olması pek tabîidir. Zîrâ Türk, Moğol, Çin Dilleri bilgini Von Gabain’e göre Türkçe ve (13üncü Y.Y.’ın başlarında aldıkları ada göre) Moğolca eskiden tek bir dil idiler ve Kunlar çağında iki ayrı dil hâline geldiler. Türkler “H” sesine 11inci Y.Y.’ın ortalarına kadar alışamamışlardır. Bize öyle geliyor ki bu ses Moğollar tarafından belki de Kunlar çağından i’tibâren kullanılmaya, çıkarılmaya başlanmıştır.

Burada şunu da belirtelim ki Türk dilinde aynı kelime içinde iki sesli harf bir araya gelmez. Moğol dilinde insanlar anlamına geldiğini söylediğiniz ‘huun’ kelimesi Türk asıllı ise (mânâ bakımından değil) telâffuz bakımından aslının ancak Kun (Khun), kugun, kuyun, koyun, koğun gibi bir kelime olabileceği düşünülmelidir.

Merhûm Zeki Velîdî Hoca gerek 1941 yılında yayınladığı “Moğollar, Cengiz ve Türklük” adlı küçük eserinde, gerekse 1946 yılında yayınladığı “Umûmî Türk Târîhi’ne Giriş” adlı büyük ve çok değerli eserinde, Kuzey Çin’deki Sung Sülâlesi hükümdârı tarafından 1221 yılında Moğol Eli’ne elçi olarak gönderilen Çiao-Hong’un verdiği bilgi ve mâlûmatı nakletmektedir. Çiao-Hong’a göre Çengiz’in ataları Çümük (Çince Şato) Türk’lerinden inmektedir. Kağan çıkartmakla yükümlü Kayı’lar da Çümük’türler. Ancak hocaya göre Kayı, bildiğimiz Oğuz’un Kayı boyu değil, Oğuzlar’ın, Köktürkler’in ve Moğollar’ın arasında yaşayan hâkim bir unsurdur. Bizim kanaatimize göre Kök-türk Kağanları doğrudan Türk’türler ve doğrudan Oğuz boyundandırlar.    

(13.07.2002) Tarihte Moğollar ve Türkler o kadar çok birbirleri ile iç içe yaşamışlar ki dilleri kültürleri birbirlerine çok yakın. Moğolları Türklerden ayırt edemiyorum. Arada acaba ırksal bir fark var mı?

(31.07.2002) Türk’lerle 13üncü yüzyıldan i’tibâren Moğol dediğimiz insanlar aynı ırktandırlar. Moğol dediklerimiz zamanla Türk’lerden uzaklaşmışlar ve bir dil farkının doğmasına sebep olmuşlardır.

Türk’lerle bugün Moğol dediğimiz insanlar aynı ırktandırlar. Kızılderili’lerin Türk ırkından oldukları tasrîh olunursa, bunların üçünü kardeş saymak lâzım gelir.

(09.09.2002) Uygur Alfabesi’ni Moğollar kullandı mı?
(16.10.2002) Uygur Abaçası’nı Moğollar, Moğol’lardan sonra da Mançular kullanmışlardır. Çengiz Kağan’ın mezar kitâbesi Uygur yazılıdır.

(06.12.2002) Börteçine kimdir, anlamı nedir?

(30.12.2002) Börteçine, Reşîdüddîn’in Câmi’-üt Tevârîh ve Ebul Gâzî Bahâdır Hân’ın Şecere-i Türk adlı eserlerinde adı geçen ve Türkler’in Ergenekon’dan çıkışlarında demir dağı eriterek yol açan demircinin adıdır. Mogul dilindeki mânâsı bozkurttur.

(03.04.2003)  “... Buyan, Uygurca’dan alınma bir sözcük. Sanırım Sanskrit asıllı. Galiba,”tapınılacak, ilahi” falan gibi bir şeydi. Bizim Hintli’lere sordum. “Puu-can”dan (tapınmak) gelebileceğini söyledilerdi. ...”

(04.04.2003) Buyan, Uygur Türkçesi’nin dışında Altay ve Çağatay Türkçeleri’nde ve Mogul dilinde de bulunan bir kelime. Yorum sâhibinin, sözcüğün kökeni için “sanırım” ifâdesini kullanması ihtiyatlı davranmayı yeğlemesinden kaynaklanmalıdır ki yerindedir. Bu sözcük Sanskritçe’de punya şeklinde bulunuyor. Anlamı ise sevap, kut, iyi iş... Mogul dilinde de sevap, mut ve saadet anlamlarında.”

* * *

Azîzim İsa Akîf Beğ,

Önceki târîhlerde konu ile ilgili olarak otağımızda yayınlanmış yazışmaların düşüncelerinize büyük ölçüde ışık tutacağını sanıyoruz. “Karluk ve Uygurlar Kutluk Devleti'ni yıktıktan sonra asil kandan yani Asenalar'dan bir kaç yüz oba Ötüken'den kuzey doğuya çekilmiş olabilir.” görüşünüzü şöyle söylemek sanırız daha doğru olacaktır:

Saka’lar çağında, at yetiştirmede mâhir bir (veyâ birkaç) Türk boyu Ötüken’in kuzey doğusunda, Selenge deltası ile Urga (Ulan Batur) arasında çekilecek çizginin doğusunda yerleşiktirler. Bu insanlar, çevrelerindeki diğer Türk boyları ile de onlara at yetiştirmenin dışında pek temâs hâlinde değildirler. Bu boylar yazıtlarda adı geçen Kıtay’lar (ki Tunguz’lardan inerler) ve onların da doğusundaki Tatabı’lar olabilirler.

Bu temâs azlığı süresini kabaca târihlendirmeye kalkarsak bunun başlangıcının M.Ö.ki 3üncü yüzyıl olabileceğini söyleyebiliriz. Temâs azlığı süresi Bilge Kağan çağında 1000, Çingiz Kağan çağında 1500  yaşındadır.

M.S. 216 yılında ebed-müddet Türk devletine Siyenpi sülâlesi hükmetmeye başlamıştır. Siyenpi’lerin hükûmet etme dönemi 394 yılında son bulmuştur. Bu son buluştan elimizde Çince adları bulunan üç boy çıkmıştır: Tuyughun’lar (Tunguz?), K’itan’lar (Kıtayn?) ve Che-Weil’ler... Yukarı Amur ırmağı dolaylarına yerleşen Che-Weil’lerin bir kolunun adı Mongwu’dur. Bâzılarına göre Moğol sözcüğü işte bu Mongwu’dan çıkmış ve yürümüştür.

Oğuznâme’ye göre Oğuz Kağan yendiği üç amcasına ilenerek “Mung ol” yâni “kederli ol, bunlu ol” demiştir ve bu Türkçe sözler Moğollara ad olmuştur. Sakın yukarıdaki paragraftaki adlar Oğuz Kağan’ın yendiği üç amcaya âit olmasın?

Bizim Moğolların menşei hakkındaki görüş ve inancımız yukarıdaki (19.12.2001) târihli yazımızda kayıtlıdır.

Biz de size saygılar sunarız.

Tonyukuk


24 Şubat 2004

Gök-Türk abacasında İÇ ve NÇ harfleri

Selamun aleyküm kıymetli ırkdaşım.

Eski Türk abacasını anlattığınız sayfada İÇ ve NÇ harflerini aynı ekilde belirtmişsiniz. Ancak benim edindiğim bilgilere göre sizin karşılık verdiğiniz harf ( c ) NÇ'ye karşılık gelmekte. İÇ'e karşılık olarak da ( W ) harfi gelmektedir. Bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirim.

Ayrıca Orkun abacasının klavye karşılıklarını belirttiğiniz sayfadaki bazı harfleri de tanıyamadım.       ( j ) ve ( x ) harflerinin eski abacada hangi harfleri göstermektedir acaba?

Eski abacada C, F, H, J, ve V harfleri de malum bulunmamakta. Peki bu harflere karşılık (ses yönünden yakın olarak) hangi harfler kullanılmaktadır. Mesela "V" harfine karşılık "B" kullanılıyor herhalde. (ev = eb gibi). C için de Ç kullanıldığını düşünüyorum. Diğer harfler (F, H ve J) için hangi karşılıkları verebiliriz.

Son olarak yaptığınız bu çalışmalardan ötürü sizleri tebrik ediyor, ancak bu konulara biraz daha önem vermenizi bekliyorum. Türk gençliği bir çok yabancı dili merakla ve hevesle öğrenirken kendi öz alfabesini bile bilmemesi hüzün verici bir durumdur. Şahsen bu konularda ben de yayın yapmak istemekteyim ancak şu anki bilgilerim kısıtlı olduğundan, yanlış bilgilendirme yapmamak amacıyla kendimi biraz daha geliştirip daha sonra internet sitesinden bu konuları işlemek niyetindeyim.

Tekrar yazışmak üzre Allah'a emanet olunuz...

Tanrı Türk'ü Korusun!

K a r a  H i l a l

www.karahilal.com

* * *

27.02.2004

Azîzim Kara Hilâl Beğ,

Uyarınız üzerine Türk Abaçası’nı anlatmaya çalıştığımız yazının, gerek otağımızdaki şeklini ve gerekse bilgisayarımızdaki gerçek şeklini dikkatlice inceledik. Ancak c ve W imleri ile ilgili hatâlara rastlayamadık. Lûtfen bulduğunuz  hatâlarımızı, yazının içinde yer belirterek bildirir iseniz bunları düzeltebilmemiz için bize yardımcı olursunuz.

j   imi, J = (NT) sesinin başka taşlardaki bir yazılış şeklidir ve oldukça yaygındır.   x imi de  X = (öK, üK, Kö, Kü) seslerinin özellikle Bilge Tonyukuk yazılı taşlarındaki (ve diğer bâzı taşlardaki) bir diğer şeklidir.

Türklerin V sesi yerine B, C sesi yerine Ç kullanmış olabilecekleri konusundaki tesbîtiniz yerindedir. Ayrıca Türkler, F yerine P, H yerine K (KH) ve J yerine Ç (Bk.: DLT, Çaparka =Japonya) seslerini kullanmışlardır.

Bu konuda yapmayı düşündüğünüz yayına talebiniz hâlinde ve elimizden geldiği, aklımızın erdiği nisbette destek olabileceğimizi bildirmek isteriz.

Tengri biz bilen.

Tonyukuk


26.02.2004

Selamun Aleykum Sayın Tonyukuk,
Bir internet sitesi hakkındaki görüşlerinizi rica ediyorum çünkü bağlantılar kısmınızda bu siteye de yer verildiğini gördüm.
...........org, .......org ve buna benzer 15 tane farklı adresle yayın yapan site ülkücülük, Türkçülük, milliyetçilik ya da benzer bir şey değil, kelimenin tam anlamıyla ırkçılık - kafatasçılık yapıyor. Anladığım kadarıyla bu siteyle tek bir kişi ilgileniyor. Soru - Cevap kısmındaki sorulara verdiği cevaplardan anlaşıldığı kadarıyla bu kişi hayli bilgili ve kültürlü fakat aynı zamanda tam bir propaganda uzmanı. Bu sitenin tek amacı Türk milletini Kürt - Türk diye ikiye bölmek ve toplumun Kürtlerden nefret etmesini sağlamak. Bu devirde etnik temele dayalı ayrımcılığın kime ne faydası var? Bu sadece zarar getirir. Hem Nihal Atsız'ın ırkçılıkla, Kürt düşmanlığıyla ne ilgisi vardı ki onun adı kullanılarak bu tür işler yapılıyor? Bunlar yüzünden Atsız'ın kemikleri sızlıyor.
Irkçı olduğu belli olan bir kişinin böyle bir site kurarak fetva verir gibi yayın yapması sizce tasvip edilebilir bir durum mudur? Türkiye'de yaşadığı anlaşılan bu kişi TC kanunlarını hiçe sayarak nasıl böyle yayın yapabiliyor ve devletin yetkili kurumları neden bu duruma göz yumuyor? Bu işin ardında başka bir iş mi var yoksa? İşin kötü tarafı bu sitenin ziyaretçi sayısı da çok fazla ve büyük bir ustalıkla damardan girilerek propaganda yapıldığı için genç beyinleri ırkçılık denen günaha sürüklüyor.
"Kürt ile Türk kardeştir, bunu bozan kalleştir" dememiş miydi rahmetli Başbuğumuz Türkeş? Ben de köken olarak Kürdüm fakat elhamdülillah ülkücüyüm. Ne olacak şimdi? Bu konudaki yorumlarınızı bekliyorum lütfen.
Saygılarımla,
ALLAH (CC) Müslüman Türkü korusun ve yüceltsin.
Baran

* * *    

29.02.2004

Baran Beğ,

Ağda yayın yapan kuruluşların yayınlarını tenkîd etmek bizim işimiz değildir. Bahsettiğiniz yayınların Türk-Kürd ayırımcılığı yaptığından kaynaklanan yakınmanızı bize değil, doğrudan bu kuruluşlara bildirmeniz gerekir. Tabii bu arada âdil bir mütekâbilîyet esâsını da göz ardı etmeksizin aynı yakınmaları, Türk’e düşmancasına, moskofçasına hücûm eden bâzı Kürd yayınlarına da yöneltmeyi ihmâl etmemeniz gerekir...

Bu tür yayınlardan Atsız’ın kemiklerinin sızladığını söylediğinize göre, Atsız’ı çok iyi incelemiş ve tanımış olmalısınız. Bilmeyiz bilir misiniz ki o, Saîd-i Kürdî’nin, “Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir” mısra’ında ırkçılık sezinlediği için Saîd’e çokça küsmüş, çokça gücenmiş, çokça da darılmıştı.

Biz i’lm-i siyâsetten anlamayız, ama sizin için bu i’lmi bilen dostlarımıza Başbuğ’un sözlerini yorumlamaları ricâsında bulunduk. Ehibbâ, “Başbuğ, (Kürd ile Türk kardeştir, bunu bozan kalleştir) tekerlemesini oy kaygısı ile söylemişti” dediler. Günâhı, vebâli ehibbânın boynuna...

Köken olarak Kürd ama mücâdelede ülkücü olmanız konusuna gelince, bunda üzülecek bir nesne göremiyoruz. Ma’lûmunuz, yeniçeriler de Osmanlı ordusunun küçük bir parçası idiler.

Yazınızı cevaplandırırken yanlış bir şey yapmamak için baş vurduğumuz kaynaklar bize de, size de Atsız’ın “Kürtler ve Komünistler”, “Kızıl Kürtlerin Yaygarası”, “Bağımsız Kürt Devleti Propagandası” ve “Nurculuk Denen Sayıklama” adlı makâlelerini okumamızı sağlık verdiler. Bilgi edininiz.

Tonyukuk


29.02.2004

Yeniden merhabalar.

Öncelikle diğer sorularıma vermiş olduğunuz cevaplardan ötürü teşekkürlerimi sunarım. Ve asıl konuya dönelim.

Herhangi bir hata bulamadığınızı söylemeniz üzerine belki benim bilgisayarımdaki yazı fontlarından kaynaklanabilecek bir hata olabileceği kanısına vardım. Ve bu sebeple bahsettiğim yerleri resim olarak kaydederek size gönderiyorum.

İyice anlaşılması için tekrarlayayım.

http://www.tonyukuk.net/turkyazisitonyukuk.htm adresindeki açıklamalarınızda İÇ ve NÇ harflerine karşılık olarak aynı imler bulunmakta. (İÇ=  W ve NÇ= c olması gerekmiyor mu?) Halbuki siz ikisi için de gerek açıklamalarınızda, gerekse örneklerde c imini kullanmışsınız.  W  imi ise hiç bir açıklama veya örneklerde bulunmamakta.

Ekte bahsi geçen sayfaya ait ekran görüntüleri bulunmakta. Buna göre bana bir açıklama yapabilirseniz bahtiyar olurum.

Bir diğer konu da; daha evvelinden sitenizde orhun abacasını yazabileceğimiz not defteri türünden bir uygulama vardı. Ben de bilgisayarıma indirmiştim. Ancak geçenlerde bu uygulamayı çalıştırmak istediğimde "Setup.inf" isimli bir dosyanın gerektiği ve bulunamadığı şeklinde bir hata mesajı alıyorum. Böyle bir hataya rastladıysanız nasıl düzeltebileceğimi izah ediniz veyahut eğer mümkün ise bu uygulamayı sitenize koyunuz ki, hem ben hem de diğer arkadaşlarımız faydalanabilsinler.

Tekrar yazışmak üzre Allah'a emanet olunuz.

Tanrı Türk'ü Korusun!

Kara Hilal

http://www.karahilal.com

* * *

29.02.2004

Azîzim Kara Hilâl Beğ,

Bu defâ resimleriyle göndermiş olduğunuz yanlışlarımızın kaynağını bulduğumuzu söyleyebiliriz.

Orkun.ttf harf düzenlemesi 1999 yılında yapılmıştır. Zannediyoruz ki sizin bilgisayarınıza indirilmiş olan düzenleme bu 1999 târihli düzenlemedir. Oysa ilerleyen zamân içinde Orkun.ttf’de bâzı tashîhlerin gerektiğini gördük. İşin ana mantığına dokunmaksızın birkaç imi klavye tuşlarına yeniden atadık. Dolayısıyla Orkun.ttf’nin yeni ve son düzenlemesini de yaklaşık 1,5 yıl önce 01.10.2002 tarihinde ana bilgisayara kaydedildi.

Şimdi yapılacak işi şöyle târif edebiliriz.

1-Bilgisayarınızda kullandığınız sistem vindovs ise vindovs içinde kayıtlı orkun.ttf’yi bir başka dosyaya aktarınız ve vindovsun fontlar dosyasından siliniz.

2-tonyukuk.net’te hâlen mevcût olan orkun.ttf’yi vindovsun fontlar dosyasına indiriniz. Bu takdirde klavyenizin aşağıdaki gibi yazması gerekir. 

Q

W

E

R

T

Y

U

I

O

P

Ğ

Ü

q

w

e

r

t

y

u

ı

o

p

ğ

ü

Q

W

E

R

T

Y

U

I

O

P

Ğ

Ü

q

w

e

r

t

y

u

ı

o

p

ğ

ü

 

A

S

D

F

G

H

J

K

L

Ş

İ

 

a

s

d

f

g

h

j

k

l

ş

i

 

A

S

D

F

G

H

J

K

L

Ş

İ

 

a

s

d

f

g

h

j

k

l

ş

i

 

 

Z

X

C

V

B

N

M

Ö

Ç

 

 

 

z

x

c

v

b

n

m

ö

ç

 

 

 

Z

X

C

V

B

N

M

Ö

Ç

 

 

 

z

x

c

v

b

n

m

ö

ç

 

 

3-Eğer klavyenizin tuşlarından yukarıdaki imleri alabiliyor iseniz mes’ele hâllolmuş demektir.

4-1inci maddede bahsedilen dosyayı siliniz.

5-Vindovs altındaki fontlar içindeki orkun.ttf’yi (ileride gerekebilirliğini varsayarak) bilgisayarınızda bir başka yere kopyalayınız.

Bir diğer husûs ise otağımızdaki Orkun abaçasını yazabildiğimiz uygulama ve bunu çalıştıran dosya hakkındaki sorunuz idi. Bu uygulama maalesef gerek bizim kendi bilgisayarımızdan ve gerekse ana bilgisayardan silinmiştir. Bu programı yazan Türk gencini bulmaya çalışıyoruz. Bulduğumuzda ise bu eksiklik derhâl giderilecektir.

Selâm ve saygılarımızla,

Tanrı Türk’ü korusun.

Tonyukuk


 MART-2004

 YAZIŞMALAR