TONYUKUK'a gelen yazılar... ve TONYUKUK'un karşılıkları...

OCAK-2004

(Yazılar geliş târîhlerine göre sıralanmışlardır.)


15.01.2004

Sayın Tonyukuk,

Sitenizi fevkalade anlamlı ve gençlerin bilgilenebilmeleri için faydalı buldum. Avrupa´da yaşayan Türk gençleri bu bilgilerden uzak kalıyor.

Sitenizi devam ettirmenizi umar 2004 yılı için başarılı çalışmalar dilerim.

Selam Tarık U

* * *

31.01.2004

Azîzim Tarık Beğ,

İçten dilekleriniz için size teşekkür ederiz.

İrtibatlı olduğunuz gençlere (eğer yeterli görüyor iseniz) otağımızın kavşıtını vermek sûretiyle yardımcı olabileceğinizi düşünüyoruz.

Biz de size başarılı bir yıl geçirmenizi dileriz.

Saygılarımızla,

Tonyukuk


19.01.2004

Esenlik ve Saygılar Tonyukuk Beğ,

Sizi diz vurup bağır basarak suyurgarım.

Böyle muhteşem bir site kurarak Türk'lük ve Türkçülük adına vermiş olduğunuz bilimsel hizmet ve katkılar için size ne kadar teşekkür etsek azdır. Sitenizi neredeyse açıldığı günden beri takip etmekteyim ve tüm Türkçüler gibi ben de beğeniyor ve zat-ı alinize saygı duyuyorum. Ancak beni üzen bazı yazışmalarınızı okudum. Beni Üzen yazışmalar "İzmir Türkçü Toplumcu Budun Derneği" hakkında olan yazışmalardır. Ben söz konusu dernekte sorumlu bir kişiyim, şahsımız veya derneğimizle ilgili aklınıza takılan bir şey olursa bana E-Bitig yoluyla sorabilirsiniz. Size o zamanlar yazacaktım ama kendi kendime nasıl olsa bir gün her şey anlaşılır düşüncesiyle vazgeçtim. Fakat sonuçta o yazılar hep yerinde duruyor ve de bu yazıları okuyan bir Türk çocuğunun kafasında  ister istemez derneğimiz hakkında olumsuz soru işaretleri oluşacağını düşünüp en azından zararın neresinden dönülse kardır düşüncesi ile derneğimizi zat-ı alilerinize ve diğer ırkdaşlarıma tanıtmayı uygun gördüm.

Takdir edersiniz ki milletimizin kronikleşmiş hastalıklarından birisi de çekememezlik ve yükselen bir değer yahut kişiyi karalamak, hiçbir şey yapılamıyor ise çamur atmaktır. Bizler bu zihniyetin farkında olmamıza rağmen bizi üzen olay "Türkçü" olduklarını iddia eden kişilerin, Türklük ve Türkçülük adına kelleyi koltuğa almış insanları, hem de aynı ülküler için savaşan insanları, desteklemeyi bir yana bırakalım, kuyusunu kazma düşünceleridir.

Sizlere derneğimizi ve faaliyetlerini kısaca tanıtıp anlatayım:

Derneğimiz  2000 yılında kurulup faaliyetlerini bugüne kadar sürdüre gelmektedir. Türkiye'de bir kaç tane Türkçü vakıf ve Dernek bulunmaktadır ki bu çok güzeldir. Ancak bu vakıf ve dernekler edebiyattan ve laftan başka ne üretmektedirler? "Hareket Türkçülüğü" adına  hangi veya kaç tane eylemi yapmışlardır? Bunu niçin soruyorum? Çünkü bizler yani İzmir Türkçü Toplumcu Buduncular olarak  Bilimsel ve  İlmi Türkçülüğün yanında Hareket Türkçülüğü de yapmaktayız. Bu ortam da yaptığımız faaliyetleri anlatmak mümkün değildir. Umarım bir gün daha uygun ortam ve platformlarda sizlere kendimizi ve faaliyetlerimizi tanıtıp anlatabiliriz.

Bizler pek çok iftiraya uğramaktayız. Bu iftiralardan birisi de "nazicilik" olayı. Bizleri bir yana bırakın Türkçülük adına bir şeyler yapmaya çalışan bir insanı karalamaya çalışan birisinin hem Türklüğünden hem de Türkçülüğünden şüphe etmek gerekir. Bir şeyi yanlış duyup işine geldiği gibi yorum yaparak Türkçü bir derneği ve onun başkanını karalamak hem vicdansızlık hem de nankörlüktür. Bir kere şuna açıklık getireyim; bizler dernek olarak ne Naziciyiz ne de Faşistiz. Sadece Türkçüyüz. Başbuğumuz Atatürk, İdolümüz de Atsız Ata. Yolumuz da Turan yoludur.. Bizler, komüniste, şeriatçıya, sentezciye, vatan hainlerine karşı olduğumuz gibi Batı kaynaklı her türlü akım ve düşünceye de

karşıyız. Bizler Türk'üz, Türkçü'yüz, Atatürkçü'yüz, Atsızcı'yız. Kısaca Turancı’yız. Başka bir kavram ve olgu da bilmez ve tanımayız. Derneğimizin Başkanı Sayın Cenk Tozkoparan ile ilgili dayanaksız karalamalara gelince; acaba kaç kişi Cenk Beğ'in Ceviz Kabuğu Programı'ndaki konuşmasını dinledi? Türkçü olup da, Cenk Beğ'i dinleyip de acaba gözleri yaşarmayan, damarlarındaki o kanları volkandan fışkıran lav ile özdeş hale gelmeyen kimse var mı? Cenk Beğ'in bu programdaki bir kaç söylemini

sizlere aktarayım. Cenk Beğ'e Kürt olsun, yobazlar olsun çeşitli sorular yönelttiler. Yobazların sorduğu soru şu: "Sizin dininiz ne? Müslüman değil misiniz? Peygamberiniz kim?..” Cenk Beğ'in cevabı, "Ben Türk'üm. Dinim de Türklük dinidir. Peygamberim de Oğuz Kağandır."

Bir kaç Bölücü Kürt'ün havlamalarına karşı da  Cenk Beğ şu cevabı verdi: "Tarih boyunca olan bütün

savaşlarında finali hep Türkler yapmış ve de son yumruğu vuran hep Türkler olmuştur. Kürtlerle  olacak olan savaşımızda da finali yine Türkler yapacaktır. Ayranımız hele bir kabarmaya görsün!"

Bu yazmış olduğum birkaç konu Başkanımız Cenk Beğ'in o güne kadar hiç alışılagelmemiş ve duyulmamış

uç tepki ve söylemlerinden sadece ikisidir. Bu ve diğer konuşmaları dinlemeden ya da önyargıyla yaklaşıp olayı saptırmak ve o insanı ve Başkanlığını yaptığı kuruluşu karalamaya çalışmanın adının ne olduğunun takdirlerini size ve değerli ırkdaşlarıma bırakıyorum.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Gerçi başkanımız Cenk Beğ'in her cümlesi o günlerde deprem etkisi yarattı. Fakat sizlere yazmış olduğum iki cümlesini bugüne kadar söyleyen ya da yüreği söylemeye yeten bir Tanrı'nın kulu çıktı mı? (Sözde Türk Milliyetçileri olan MHP'liler ve Ülkücüler dahil). Evet böyle yürekli, budunu ve davası adına kelleyi koltuğa almış, gözünü budaktan sakınmayan, tavizsiz başka bir insan şu ana kadar çıkmadı. Peki böyle bir insana ve onun başında olduğu kuruluşa böyle saçma ve dayanaksız iftiralar atmak mı revadır? Zaten budunumuz ve ülkemiz bugün bu halde ise sebebi de, bu

tarz davranışların adı her ne ise çekememezlik ya da meyve veren ağacı taşlamak vb. ve soysuzlara prim vermek değil midir? Başkanımız Cenk Beğ şunu her zaman söyler: "Her insanın olduğu gibi bizim de hatalarımız olabilir. Böyle bir durumda hele ki aynı davayı savunduklarını iddia eden insanların bırakın

önümüze taş koymalarını, yapıcı olarak bizi desteklemelerini bekleriz. Tabii amaç üzüm yemek, bağcıyı dövmek değilse." Hatta şunu da der: "Bugün ben veya bizler Türklük, Türkçülük adına bir şeyler yapıyor ve kelleyi koltuğa alıyorsak bunu bu konuda bir boşluk gördüğümüz için yapıyoruzdur. Şayet bunu bizden daha iyi yapabilecek birisi varsa teşkilatın ve başındaki kişinin adı ne olursa olsun bu derneği kapatıp onlarla tek bir çatı altında tek yumruk olup birlikte savaşırız. Çünkü bizler Kürşad Ata'nın torunlarıyız. O kutlu insan nasıl koltuk ve makam kaygısı gütmeden kendisini budunu ve devleti için feda etmiş ise bizde tıpkı onun yaptığından başka bir düşünce taşımıyoruz. Çıksın bir Bozkurt, bize öncülük ve liderlik yapsın. Bizler onun neferi olmaya hazırız."

Özetleyecek olursak Türkçülük bu zamana kadar hep edebiyatta, söylemde kaldı. Zararın neresinden dönülse kardır babında bir yerden başlayarak Kutluyol'a giden yolda davamızı daha aktif bir şekilde icra etmenin ve ellerimizi taşın altına koymanın zamanı çoktan gelmiştir. Sizler büyüklerimiz olarak bugün vakıf, dernek, yarın Türkçü bir Parti vb. oluşumlarda bize öncülük edin ve bize yol gösterin. Bizlerin, sizlerin deneyimlerinize ihtiyacımız var. Deneyim ve savaşçı ruh bizi Kutluyol’un  sonundaki hedefimize vardıracaktır.

Saygılarımla..

Tuğberk

Tanrı Türk'ünü Koruyacak daha da Yüceltecektir.

Esenlikler ve Saygılar.

* * *

31.01.2004

Azîzim Tuğberk Beğ,

Gönderdiğiniz aydınlatıcı yazınızı aynen yayınlıyoruz.

Otağımızda gerek derneğiniz ve gerekse sayın dernek genel başkanınız için ön yargılı bir yayın bulunmamaktadır. Ancak okurlarımızın sizler hakkında bize yönelttikleri bâzı sorularda ve bunlara verdiğimiz karşılıklarda derneğin ve genel başkanın adı geçmektedir.

Uyarınız üzerine otağda asılı olan dernek ve genel başkanla ilgili yazıları toparladık. Bu yazıları kronolojik olarak burada bir kez daha yayınlıyoruz. Böylece okuyucularımızın neler düşünüp neler sordukları, bizim bunları nasıl karşıladığımız ve hepsinden önemlisi de bir dernek mensûbu olarak sizin  düşünceleriniz bir sayfa içinde toplanmış olacaktır. Böylelikle otağda bulunan dernek ve genel başkan ile ilgili tüm bilgiler merâk edenlere sunularak aydınlanmalarına aracı olunacaktır. Yine böylece ilgilenenler hakkınızdakileri bize değil, doğrudan size sorma fırsatını da elde edeceklerdir.

* * *

(12.01.2002) Türkçü Toplumcu Budun derneği sizce nasıl bir dernektir? Yürüttükleri faaliyetleri nasıl buluyorsunuz? Bazıları ırkçı bir dernek olduğunu söylüyor. Bu konuda fikirlerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim.

Yukarıda sözünü ettiğim derneğin başkanı da bir programda dinini soranlara Türk olduğunu söylemişti. Konuyu biraz izah eder misiniz?

(31.01.2002)

Türkçü Toplumcu Budun Derneği’nin adını son bir yıldır duymaktayız. Bizimle bir temasları olmamıştır. Sizin adresiniz bizde olduğuna göre edindiğimiz bilgileri sizinle paylaşırız.

“Türkçü Toplumcu Budun Derneği’nin sayın başkanı bir programda dinini soranlara Türk olduğunu  söylemişti.” buyurmuşsunuz. Sayın başkanın bu sözlerle ne demek istediğini bilmemizin mümkün olamıyacağını takdirlerinize bırakıyoruz.

(22.03.2002) Şu kuruluş hakkında ne düşündüğünüzü merak ediyorum: Cenk Tozkoparan (ve toplumcu budun derneği...)

(23.03.2002) Cenk Tozkoparan Beği tanımıyoruz. Toplumcu Budun Derneği’nin İzmir’de kurulduğunu ve orada faaliyet gösterdiğini duymuşuzdur. Dernek hakkındaki bilgimiz de maalesef yok denecek kadar azdır.

(12.08.2002) Bir arkadaşın Türkçü Toplumcu Budun Derneği hakkında size danıştığını gördüm. Dernek başkanı telefonla Cevizkabuğu’nda konuşur iken, “biz nasyonalistler bütün dünyada iktidara geldiğimizde....” gibilerinden bir cümlesi dikkatimden kaçmamış idi. Şahsen ben bu derneğin amacının Türkçülükten öte, nazi sempatizanlığını yaymayı amaç edindiğini düşünmekteyim. Nitekim bu derneğin e-posta listesindeki kişilerin çoğunun e-posta adresi “ss, ss eagle, nazi” gibilerinden idi. Birkaçı ile tartıştığımda anladım ki, bunlar tenekeci -yani metalci- kesimden olan kişiler. Birçok tenekeci-satancı zavallının da Nazi’lere öykündüğü zaten bilinmektedir. Şahsen gençlerin bu konuda bilinçlendirilmesini düşünmekteyim. Çünkü Nazi’cilik, sosyalizm ve komünizmin anavatanı olan Almanya’dan çıkagelmiştir ve sosyalizmin değişik bir türüdür. Hem düşünce tarzı hem de uygulamalarıyla..

(31.08.2002) Anılan derneğin vep bağlantısında beş adet sayfa bulunmaktadır. Bu sayfalardan da derneğin asıl amacının ne olduğunu çıkartmak pek mümkün değildir. Bu bakımdan sizin yazdıklarınızı doğru olarak kabûl etmek gerekir.

Eğer durum söylediğiniz gibi ise bu derneğin üyesi olan gençlerin, Türkçülüğün, kendi başına bir sistem  olduğunu bilmedikleri görülüyor. Yerleşmiş bir deyimle, bu gençler ya Nazizm’in Alman Milliyetçiliği’nin, Faşizm’in İtalyan Milliyetçiliği’nin, Türkçülük sözünün de Türk Milliyetçiliği’nin adı olduğunu bilmiyorlar ya da derneğin Türkçülük mefkûresini sulandırmakta olduğunun farkında değiller.

Bugüne kadar Türkiye üzerinde oynanan oyunlara bu derneğin nasıl bir tepki verdiği bilinmemektedir.

Daha dün (30 Ağustos 2002) Efes’te bir kepâzelik yaşanmıştır. Bakalım bu adı pek abartılı derneğin yaşanan olaylar karşısındaki tutumu ne olacaktır? Ziyâ Paşa’nın terkîb-i bendinde söylediği gibi;

Âyînesi işdir kişinin lâfa bakılmaz

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde

Bizim bu konudaki düşüncelerimiz şimdilik müsbet değildir. Ancak Türkçülük hakkındaki düşüncelerimizi de burada kısaca belirtmek isteriz: Türkçülük dışarıdan gelmemiş tek fikirdir ve Türk Milliyetçiliği’nin adıdır. Târîhi bilinmektedir ve tertemizdir. Târih boyunca çizdiği yolda en ufak bir sapma, yalan, desîse ve soytarılık yoktur. Türkçülük, töreye aykırı davranmalarına rağmen kendilerine hâlâ “ Ben Türkçüyüm” diyenlerin esâmîsini defterinden siler.

Ve Türkçülük önüne veyâ ardına eklenecek başka hiçbir sıfatı kabûl etmez.

Bu görüş ve düşünceler bize âittir. Bunun dışında şu bağlantıyı da tetkîk etmeniz yararlı olacaktır:

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=turkçü+toplumcu+budun+derneği

*

Azîzim Tuğberk Beğ,

Yukarıda da görüldüğü gibi, son okurumuzun iddiâ ve görüşlerini sağlıklı olarak cevaplandırabilmek için derneğinizin vep yayını incelenmiş, yine Türklüğü rencîde eden olaylara karşı tepkinizin ne olacağını da bilemediğimizden Efes’te vuku’ bulan olayı nasıl değerlendireceğinizin beklentisine geçilmiştir.

Yazınızı, bize yönelik abartılı hitapları silmek sûretiyle aynen yayınlıyoruz. İnanıyoruz ki yazdıklarınız gerçektir. Çünkü bize göre bir Türkçü’nün gerçek dışı veyâ inanmadığı nesneleri savunması mümkün değildir. İşte bunun için size inanıyoruz ve size katılıyoruz.

Ancak yazınızın bir yerinde geçen “Takdir edersiniz ki milletimizin kronikleşmiş hastalıklarından birisi de çekememezlik ve yükselen bir değer yahut kişiyi karalamak, hiçbir şey yapılamıyor ise çamur atmaktır.” denilmektedir. Bu görüşten yüce Türk bodununu tenzîh etmek isteriz. Emîniz ki Türkiye’de değindiğiniz tipte niteliksiz ve kalp kişiler mutlakâ bulunmaktadır. Yalnız dikkat edilmelidir ki bunlar ya Türk olmayan Türkiye’lilerdir ya da soy özürlü kişilerdir.

Tanrı Türk'ünü elbette koruyacak ve yüceltecektir.

Tonyukuk 


28.01.2004

Öncelikle Türkçüler için verdiğiniz hizmetten dolayı teşekkür ederim.

1- Türkçü Toplumcu Budun Derneği hakkında bana bilgi verirseniz sevinirim.

2- Turana varmak için sadece bilgi platformunda dolaşmak artık bana rahatsızlık veriyor. Türkçülüğe hizmet etmek ve Yüce Davamıza ulaşmak için ne tür fiillerde bulunabiliriz. Kısaca, hangi parti veya dernekle irtibat halinde olmamız gerekiyor. Bilgi verirseniz sevinirim.

Tanrı Türkü korusun

Selçuk Ulutürk

* * *

31.01.2004

Azîzim Selçuk Beğ,

Birinci sorunuzun cevâbını bir üstteki 19.01.2004 târihli yazıya verdiğimiz kapsamlı karşılığın içinde bulabilirsiniz.

İkinci sorunuzun birinci ayağına verilecek karşılığımız şudur ki siz öncelikle “parti”nin ne olduğunu, hangi tür bir yönetim sistemi içinde nasıl işlediğini, Türk yönetim sistemi içinde 20nci yüzyılın başlarına kadar neden hiç bulunmadığını enine boyuna bir araştırmalısınız. İkinci sorunuzun ikinci ayağı için cevâbımız şudur ki siz (varsa) katılacağınız bir Türkçü kuruluşu kendiniz bulmalısınız. Eğer böyle bir kuruluş bulamadı iseniz, kendinizi hem fikren, hem bedenen bir Türk gibi yetiştirmeğe  çalışmalısınız.

Dâimâ Atsız’ın,

Yıldırımdan tipiden kasırgadan yılmayan

Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz

dizelerinde anlattığı gibi bir Türk olmalısınız.

Öylesine Türk olmalısınız ki bakarsınız günün birinde karşınıza bir yiğit kişi, bir alp kişi, bir alperen kişi, bir Dündar Taşer çıkıverir. O zaman “ben hazır değilim” demek maazeret sayılmaz.

Anası balasını, Yaratan’ı Türk’ünü korur.

Tonyukuk  


                                                                                ŞUBAT-2004

 YAZIŞMALAR