TONYUKUK'a gelen yazılar... ve
TONYUKUK'un karşılıkları...
NİSAN-2002
(Yazılar geliş târîhlerine göre sıralanmışlardır.)
01.04.2002
Merhaba Tonyukuk Bey,
Bir konuda yardımcı olabilirseniz çok
sevinirim.
“The inscriptions of Tonyukuk (720 AD),
Köl Tigin (732 AD) and Bilge Kağan (735 AD)”... Bu yazıtların İngilizce
metinlerine internette nasıl ulaşabilirim?
İlginize şimdiden teşekkür ederim.
Caner Can
*
* *
06.04.2002
www.google.com
adresinde “inscription tonyukuk”, “inscription kol”, “inscription bilge”,
“inscription turk”, “inscription mongol” aramaları sonunda ümit ederiz ki bu
yazıtların İngilizce çevirilerini bulabileceksiniz.
Saygılarımızla,
Tonyukuk
09.04.2002
Saygıdeğer Tonyukuk Bek,
Sizin de bildiğiniz üzere Türük budununu tarih sahnesinden silmek adına oynanan
yayılmacı sahneler içimizdeki hainlerin de ivme kazandırmasıyla son perdesini
açmak üzeredir. Son zamanlarda birkaç değerli yurtseverin gündeme getirdiği
dilimiz Türkçe'nin ve dolayısıyla benliğimizin tehlikeye girdiği gerçeği
yadsınamaz. Bu bağlamda anaokullarından başlanmak suretiyle çocuklarımızın
yabancı dilde eğitimi ve daha ilerleyen dönemlerde edebiyat ve tarih
derslerinin kırpılması suretiyle ulusal kimliklerine nasıl
yabancılaştırıldıkları ortadadır. Tarihte bu tipteki uygulamaların daha ikinci
nesle ulaşılmadan sonuç verdiği ortadadır ve kutlu yurdumuzu yöneten gaflet ve
delalet hatta ihanet aleminin uygulamaları gözler önündedir. Olaylar bir var
olup olmamak [veya tarihin bir döneminde utkularla yaşamışlar(DI) gibi bir
tarih olma] noktasına gelmişken ülkemizdeki ulusalcı kurumların ve güçlerin
birleşerek büyük bir çaba ve erkle çocuklarımızın batının bu soykırımcı ve
kişioğlu denemeyek yaratıklarının ellerinden kurtarması gerekmektedir. Şundan
eminim ki siz Orkun Vakfı olarak bu konuda çalışmalarınızı yapmaktasınızdır.
Fakat beni şu sorumdan dolayı hoşgörüyle karşılayınız: Bu çalışmalarınız
konusunda bana bilgi vermek lûtfunda bulunur musunuz? Bunu merak ediyorum çünkü
hergün yazılı ve görsel basında bu hainliklere şahit olan bir Türk olarak
geceleri yarının kutlu ve utkulu hayallerini kurmak yerine gözlerim yaşlı ve
bunlu uyumaya çalışıyorum ve Ulu Tanrı'dan bunların bir son bulmasını;
birilerinin birşeyler yapmasını diliyorum ve biraz olsun vicdanımın rahat
etmesi için neler yapıldığını öğrenmek istiyorum.
Ulusçu kurumların bir araya gelip bir düzenleme doğrultusunda çocuklarımıza
Türk dili ve tarihi konularında ücretsiz ve bölgesel olarak geniş kapsamlı
eğitim kursları verilemez mi? Yarınımız olacak çocuklarımızdan bir tanesini
bile bu sömürgeleştirme uygulamasından kurtarabileceksek buna değer
görüşündeyim.
Tanrı'nın adını Türük Budun yüceltecektir!
Tanrı Türk'ü Korusun ve utkuya ulaştırsın!
Gökhan Erat
*
* *
30.04.2002
Azîzim Gökhan Erat Beğ,
Sizi bunaltan nesneler bizleri de bunaltıyor. Yalnız umudumuzu da
yitirmemeğe gayret sarfediyoruz. Atsız Hoca’nın sık sık tekrarladığı “Umut en
son terkedilen şeydir” sözü avuntumuz oluyor. Bektâşî babası gibi “Bu da geçer
yâhû” deyip bağra taş basıyoruz ve bekliyoruz...
Bekliyoruz...
O ocak yürekliyi bekliyoruz...
O temür bilekliyi,
O beli bıçaklıyı,
bekliyoruz...
Bilge Kağan’ı olmazsa
Mustafa Kemâl Paşa’yı olmazsa
Tanrıkut Mete’yi bekliyoruz.
Türk bekliyoruz, Türk, Türk...
Kökbörüler çok seyrek ama gerektiğinde kesinlikle gelirler.
Ve,
Tanrı’sı Türk’ünü korur.
Tonyukuk
10.04.2002
Merhaba,
Çakabeğ mi, Çakabey mi? Anlamı var mı?
Teşekkür ederim.
Ozan Şenyiğit
*
* *
30.04.2002
Azîzim Ozan Şenyiğit Beğ,
Çaka’nın ardına takılmış olan “beğ” sözcüğü bildiğimiz bey
sözcüğüdür. Bu sözcük târîh boyunca Bek’den başlamak üzere Beg, Beğ, Bey
değişimine uğramıştır. Bugün Osmanlı elifbesi kullanıyor olsa idik bu sözcüğü
“beğ” diye yazacak, bey diye de okuyor olacak idik. Ad, adı kullananın nasıl
hoşuna gidiyor ise o şekilde kullanılmalıdır.
Çaka’nın anlamına gelince bu kelimenin çakır’dan çakı ve çakı’dan da
çaka olduğu bildirilmektedir. Bildiğiniz gibi Çaka ilk Türk kapudân-ı deryâsı
olup İzmir emîridir. Kılıç Arslan’ın da kayın atasıdır.
Saygılarımızla,
Tonyukuk