TONYUKUK'a gelen yazılar... ve TONYUKUK'un karşılıkları...

ŞUBAT-2001

(Yazılar geliş târîhlerine göre sıralanmışlardır.)


06.02.2001

Merhabalar,
İsmim Ömer. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde öğrenciyim. Buradaki Ülkü Ocağı’na bir veb sitesi yapmayı düşündük ve buna başlamadan önce buna benzer bazı sitelerde araştırma yaptık. Sitenizde de araştırma yaptık ve çok beğendik. Bu yüzden kuracağımız site için sitenizden bazı alıntılar yapmak istiyoruz.

Ömer GÜNEŞ

* * *

06.02.2001

Azîzim Ömer Beğ,

Tonyukuk Otağı Türk için, Türkçülük için, uydurma parti töreleri için değil gerçek Türk Töresi için, Büyük Turan için, Kızılelma’mıza bir basamak olmak için vardır. Bundan ötürü kuracağınız siteye Tonyukuk Otağı’ndan istediğiniz alıntıyı yapmakta bir sakınca yoktur.

Sitenizin Türklüğe hayırlı uğurlu olması dileriz.

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!

Tonyukuk

Dileğimiz, sitenizin adresini bize bildirmenizdir.


10.02.2001

PEK KIYMETLİ ÜLKÜDAŞIM, ARKADAŞIM;     
Ülkü davası için bir araya geldik.      
Bu davayı birlikte öğrendik.      
Öğrettik birbirimize, kan kusarken de gülmeyi.       
Ülküyle nikahlandık,      
Namusu olduk birbirimizin.      
Sen benim için varoldun      
Varolduğum gibi senin için     
Ama bildik ki hepimiz ülkümüz için.      
Üzdüğümüzde oldu birbirimizi ama,      
Ama bildik ki, nazımız geçtiğindendir.      
Rehavet, sıktı bazan, hırçın olduk birbirimize ama,       
Ama bildik ki sözümüz geçtiğindendir.      
Samimiyettendir, ekmeğimiz, tuzumuz, hukukumuz olduğundandır.      
Kabardık meydan okuduk fesada      
Karşımızda yığınlar olsa da korkmadık,      
Üstüne yürüdük ölümün ama,      
Ama kibirlenmedik      
Bildik ki yüreğimizin büyüklüğü      
Bu davanın sütünü içtiğimizdendir.      
Biz ne olduysak, ne kadar olduysak      
Ülkümüzden olduk, birbirimizden olduk.      
Gün oldu, teker teker öldük ama       
Ama bildik ki birlikte ölemeyişimizin sebebi      
ölüme mertçe ve yalnız gidilişindendir.      
Ama bildik ki kalanlar yaşasın diyedir ölmek      
Ve bildik ki, başkasına borcumuzdan değil, töredendir      
Aşkla yaşamak, sevdayla ölmek.      
Ve bildik ki yüreği büyükler ölürler      
Sonra...      
Arkadaşlar yürek büyütmeye gelirler.      
Reis dedik, Reis denildik.      
Sanki üstümüze dünyalar yüklendi      
Ama bildik ki siz varsınız diye ezilmedik      
Dün, bugün ve yarın yeni bir ufka doğru yürürken,      
Ülkümüzle, Türklüğümüzle, töremizle      
Şafaklara coşacağız.      
Yarınlar elbette, elbette ölümler de getirecek      
Ama bileceğiz ki bize misafir gelen kurşun      
Alacak da kanımızı      
Kanımız, kinimiz ve sevdamız kalanlarımızı TURAN'a götürecek.      
Arkadaşım...      
Sırtımın en kalın yeri      
Ben düşerken toprağa, bayrağı teslim alacak olanım      
Bedenim cansız kaldığında, sahip çıkacak olanım      
Kendini unutma      
El bilmez kıymetini      
Sen bizimle değerlisin      
Hem bilsen bizde ne kadar değerlisin      
Arkadaşım...      
Sırtımın en kalın yeri      
Toprağımın sahibi      
Silahımın varisi      
Ciğerimin ağ pınarı      
Vasiyetimdir;      
“Onacaksan da, öleceksen de arkadaşına kem bakma.”      
Sonra cenazelerimizi matem bürür,      
Başımız dik, türkülerle gömemeyiz ölülerimizi      
Bozkurt özgürlüğünde büyüyemez çocuklarımız      
Ve Gök Tanrı sevmez bir daha bizi      
Ve söylenmez bir daha ırkımın çocuklarının kulaklarına      
Ve yazılmaz bir daha ülkemin aziz topraklarına      
“Yerden göğe kadar varlığım, Türk varlığına armağan olsun”      
Arkadaşım...      
Sırtımın en kalın yeri      
Kavgalarda yüreğim, bileğim      
Bayramlarda muhabbetim      
Selam eder, gözlerinden öperim.      
      
Z. Can Oduncu 
25.03.1999

Ali Fatih Yazıcı

* * *

14.02.2001

Azîzim Ali Fatih YAZICI Beğ,

İsterseniz göndermek lûtfunda bulunduğunuz yürek şişiren bu güzel şiire biz değil, büyük şâir Arif Nihat Hoca cevap versin.

-----

ONLAR

                                                     Orhan Şaik Gökyay’a

Nerde kaldı o çağlar ki

ANALAR KURT DOĞURURDU,

Hilkat insan çamurunu

Destanlarla yoğururdu?

 

Nerde o yiğitler ki gür

Sesleri ülkeyi bürür,

“Yürü” dese dağlar yürür,

“Dur” dese kalpler dururdu?

 

Yurda, baş dedikleri bir

Ağır adakla geldiler

Ve şu bayraksız dünyaya,

                         Bayrakla geldiler.

 

Kopardılar ayı gökten,

Bir ipek dala astılar...

Yurt dediler, gölgesine

Ayaklarını bastılar.

 

Yeryüzünün göbeğinde

Kuruldu Kurultayları...

Günleri sönmek bilmedi,

Yere düşmedi ayları.

 

Onlardan kaldı bu toprak...

Biz gezip tozmıyalım mı?

Yabanlar kıskanır diye

Destan da yazmıyalım mı?

 

Benim, dedemle yan yana

Yazılı kalacak adım...

Yıldızların söneceği

Güne yıldızlar sakladım.

-----

Analar yine kurt doğuracaklar... Ve ancak o yeni doğacak kurtlar yıldızların söneceği güne yıldızlar saklayacaklar.

T.T.K.

Tonyukuk


10.02.2001

Sitenizdeki hizmetlerinizden dolayı sizi kutlar, saygılar sunarım.
Moğolistan'daki Türk Anıtları Projesi'ndeki işlerimin yoğunluğu sebebiyle şimdilik Orkun'a yazı gönderemiyorum. Ancak sizi Orkun'dan izlemeye devam edeceğim. Selam ve hürmetle ellerinizden öperim.

Yard. Doç. Dr. Cengiz ALYILMAZ

* * *

14.02.2001

Azîzim Cengiz ALYILMAZ Beğ,

Aslında bizlerin sizi kutlamamız gerekirken tevâzû göstererek siz bizi kutluyorsunuz. Sanıyoruz ki bu işte bir yanlışlık var. Biz de size sevgilerimizi ve başarı dileklerimizi sunarız.

10 Şubat târihli Akşam Gazetesi’ndeki açıklamanızı okuduk. Yazıda beyanlarınızın çarpıtıldığını  anlamak için okuyanın ulemâ zümresinden olmasına gerek bile yoktu. Ancak bâzı çok bilmişler, mal bulmuş magrıbî gibi bu çarpıtılmış ifâdeleri kullanma teşebbüsünde bulundular. Bunları da esefle izledik.

Yaban keçisinin Göktürk Hânedânı’nın tamgası olduğunu herkes bilmektedir. Hattâ aynı hânedânın tab’ası olan iki beğin açtırdıkları ırkı yazdırdıkları baba taşının üstündeki tamganın da aynı tamga olduğu bilinmektedir. Hattâ bu tamga bu iki beğin hânedân mensûbu olabilecekleri husûsunu da düşündürmektedir.

Size karşı açılan seferberlik sürerken 13 Şubat târihli Gözcü Gazetesi’nde çıkan beyânâtınız bizim bu konudaki düşüncelerimizi doğruladı. Fakat ne hikmetse ateş devâm ediyor veyâ ettiriliyor.

Biz şu sıralarda 1. Elegeşt sin taşında adı geçen ve yine çok bilmişlerce Kürdlüğü öne sürülen Kırgız Kanı Alp Urungu’yu (bir bakıma Ok urungu) bu iftirâdan kurtarmaya çalışmaktayız. Dil ve imlâ açısından görüşümüzü sağlam bir temele oturtmak için aynı tamgalı diğer dört taşın da çevirisini çalışmamıza ekleyeceğiz. Ancak bu dört taştan Bayan-Kol taşının gerek resmini ve gerekse kopyasını maalesef arşivimizde bulamadık. Bu konuda yardımınız olursa size müteşekkir kalırız. Ümit ediyoruz ki bu çalışmamız çok yakında Otağımızda yayınlanacaktır.

Çalışmalarınız ve bulgularınız hakkında bizi sür’atle bilgilendirmeniz ve mümkünse numûneler göndermeniz bahtiyârlığımıza vesîle olacaktır.

Size en samîmî duygularımızla “el öpenleriniz çok olsun” dileklerimizi gönderir, gözlerinizden öperiz.

Tonyukuk 


20.02.2001

Sayın Ergenoğlu,
Orkun abecesi font'larını bize kazandırmanız vesilesiyle sizi candan tebrik eder, çok büyük bir boşluğu doldurduğunuzu belirtmekten mutluluk duyarım.
Ali Seymen Alkara

* * *

22.02.2001

Azîzim Ali Seymen Alkara Beğ,

Sayın Ergenoğlu Beğ’e yazdığınız yazının bir sûretini de Otağımıza gönderdiğiniz için içeriğinden haberdâr olduk.

Yazınızdaki bir yanlışı düzeltmek isteriz.

Orkun.TTF imleri (Orkun Abaçası) Tonyukuk tarafından yapılmıştır. Sağdan sola yazılan Orkun yazısının yazılmasını kolaylaştırmak için Sayın Ergenoğlu’nun yaptığı ve bizim “yazılık” adını verdiğimiz program Otağımıza daha sonra eklenmiştir. Sayın Ergenoğlu’nun yaptığı bu çalışma ilktir ve biz kendisinden bu programın daha mükemmelini beklemekteyiz.

Bu konuda daha fazla bilgi almak için  Otağımız arşivindeki TONYUKUK'a gelen yazılar... ve TONYUKUK'un karşılıkları... dosyasındaki Ocak-2000 yazışmalarına bakmanızı ricâ ederiz.

Bu arada size bir bilgi daha verelim: Bildiğiniz gibi Orkun Abaçası imlerinin, sözcük ayırım imleri de dâhil 172 adet yazılışı vardır. Biz Orkun.TTF’de bunların ancak % 25’ini sunabildik. Diğerleri için de harf dosyaları yapmayı planlamaktayız. İşte o zaman Türk yazılı taşlarının orijinal yazılışlarının aynen bilgisayar ortamına aktarılması mümkün olacaktır.

Bilgilerinizi ricâ ederiz.

Tonyukuk          


25.02.2001

Sayın TONYUKUK, 

Sitenizde konuklarımızın gönderdikleri bölümünde benimle ilgili olan yazıyı okudum. Yazdığım Göktürkçe Yazı Programını geliştirmeyi şimdilik durdurdum. Çünkü programın sitenizdekinden çok daha iyi bir sürümünü göndermeye hazırlanırken kötü bir kaza oldu, dolayısı ile birçok şeyi yeniden programlamam gerekecek ve benim maalesef yaza kadar yetiştirmem gereken çok önemli bir program projem var.

Esen Kalın

Üstün ERGENOĞLU

* * *

27.02.2001

Azîz dostum Üstün ERGENOĞLU Beğ,

13 aylık bir aradan sonra sizden haber almak bizi sevindirdi.

Daha önce bize gönderdiğiniz ve ilgi duyan araştırmacıların ve yazıcıların kullanımlarına sunduğumuz programınız, dikkatli kullanıldığı takdirde amaca hizmet etmektedir. Bu bakımdan daha mükemmelinin sanırız acelesi yoktur.

Yetiştirmek zorunda olduğunuz programınızın başarılı olmasını dileriz.

Saygılarımızla,

Tonyukuk


27.02.2001

Merhabalar.. Ben dönem ödevi olarak Orhon anıtları[alfabeleri]ni aldım. Bununla ilgili detaylı bilgiye ihtiyacım var.

Teşekkürler, sağ olun, Allah’a emanet olun.

Hasan ÇAKIR

* * *

27.02.2001

Azîzim Hasan ÇAKIR Beğ,

Orkun Anıtları denince akla gelen üç anıtı da Otağımızda bulacaksınız. Ayrıca bunların çevirileri de çok sâde bir şekilde verilmiştir. Bu anıtlarda kullanılan imler ve bu imlerin kullanışlarının açıklamasını da “TÜRK YAZISI'NIN ABAÇASI- TÜRK YAZISI NASIL OKUNUR, YAZILIR?” adlı bağlantımızda  bulmanız mümkündür.

Otağımızdaki bu veriler sizin için yeterli değilse, konu ile ilgili detay sorularınızı bize gönderebilirsiniz. Bildiğimiz oranda size yardım etmeye çalışacağımızdan emîn olunuz.

Ödevinizin başarılı olmasını dileriz.

Tonyukuk


  MART-2001  

  YAZIŞMALAR