TONYUKUK'a gelen yazılar... ve TONYUKUK'un karşılıkları...

OCAK-2001

(Yazılar geliş târîhlerine göre sıralanmışlardır.)


02.01.2001 (1. yazı)

Bu siteyi sanırım geç farkettim. Gördüğüm kadarıyla en son Mayıs-2000'de bir giriş olmuş. Umarım devam ediyorsunuzdur. Daha önce farketmediğim için çok üzgünüm. Yine de çok mutluyum. Açıkçası böyle bir site arıyordum.
Türk Budunu için yapılan her uğraş beni sevindiriyor. Sizden bir cevap alabilirsem sevinirim.
TANRI TÜRKÜ KORUSUN

Mazhar ŞİRİNGÖZ

* * *

05.02.2001 (2.yazı)

Size daha önce de mesaj göndermiştim. Fakat yanıt alamadım. Sayfanızdaki konukların gönderdikleri kısmına bir mesajım olmuştu ama görüyorum ki, Mayıs-2000'de kalmış. Daha sonra hiç güncelleştirme olmadı mı? Eğer devam ediyorsa sizden yanıt almak istiyorum.

Mazhar ŞİRİNGÖZ

* * *

06.02.2001

Azîzim Mazhar ŞİRİNGÖZ Beğ,

Gerek 02.01.2001, gerekse 05.02.2001 târîhli yazılarınız bize ulaştı. Otağımızın kırık-dökük döşenmişliği sizi mutlu etti ise biz de mutlu oluruz.

Yakınmanızda tamâmen haklısınız. Konuklarımızın gönderdikleri yazılara maalesef 2000 yılının Mayıs ayından sonra karşılık veremedik. Bunu kendimiz de bağışlanmaz bir kabahat olarak kabûl ediyoruz. Biriken yazıların karşılıklarını, en kısa bir gelecekte, belki bir haftalık bir zamân ayırarak ve ay be ay düzenleyerek vermek istiyoruz. Bu beceriksizliğimizin dışında Otağ’ımızın diğer bölümlerini sıkça değiştirmeye de özen göstermekteyiz.

Ülkemizin içinde bulunduğu durum âşikârdır. Türk Irkı’nın Demir-kazık yıldızı gibi gördüğü, görmek istediği ülkemizde bütün millî değerlerimiz bir Macar salamı gibi her gün incecik dilimler hâlinde kesilerek yok edilmektedir. Kesilen her dilim, umutlarımızı kıramasa da yapmak istediklerimizi, yapacaklarımızı mânevî olarak engellemekte, sayrı nekâhet dönemini bir türlü atlatamamaktadır. Er kişilerin, erkeklerin önderliğinde yeniden “Tanrı’nın Ordusu” olmaya aday Türk Irkı, ürkeklerin eline düşmüştür.

Atsız Ata’nın dediği gibi,

Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;

Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağı’na.

Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin

Değişilir topu da bir sokak kaltağına.

Alkışımız oldur kim, Tanrı bu millete yoldaşını, ülküsünü bırakıp dönmeyecek er kişiler göndersin ve

TANRI KENDİ ORDUSUNU KORUSUN.

Tonyukuk   


03.01.2001

İyi günler,
Bilge Kağan taşının Çin'in hangi bölgesinde olduğuna dair bilgi edinmek istiyorum. Ayrıca Türkçe ve Çince yüzlerinin resimlerini bulmaya çalışıyorum.
Yardımcı olursanız çok sevinirim. 

Esenlikle kalın. 

Neval Ertürk

* * *

12.02.2001

Azîzim Neval Hanım,

Bilge Kağan Bengü Taşı Çin’de değil, bugünkü Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’un (eski adı Urga’dır) yaklaşık 230 km. Güneybatı’sında, Orkun Irmağı yakınlarındadır.

Bilge Kağan Bengü Taşı’nın yakın resimlerini T.C. Dışişleri Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı’nın (TİKA) yayınladığı (Orhun, Orhun seferi Araştırmaları, Moğolistan Tarihi Eserleri Atlası) adlı atlasta bulabilirsiniz.

Siz de esen kalınız.

Tonyukuk   


03.01.2001

Öncelikle başarılarınızın devamını temenni eder, saygılar sunarım. İnternet sitelerinde Türk Dili ve Tarihi hakkında araştırma yaparken rastlantı sonucu bir site buldum. (www.antalyaonline.net/futhark/FUTHARKT.HTM). Bu sitede Göktürk Alfabesiyle şekil ve yapı itibariyle benzeri bir yazıdan bahsediliyordu. Futharkt veya diğer adıyla Run Alfabesi.

Araştırmayı yapan Turgay KÜRÜM isimli bir arkadaş. Yoğun olduğunu tahmin ettiğim değerli vaktinizden zaman ayırarak, bu siteyi inceleyip konu hakkındaki değerli fikirlerinizi bildirmenizi isterim.       

Tanrı Türkü Korusun...

Ünsal Demircanlı

* * *

12.02.2001

Azîzim Ünsal Demircanlı Beğ,

Temennîlerinize teşekkür eder, biz de size saygılarımızı sunarız.

Efendim, bahsettiğiniz adres tarafımızdan bilinmektedir. Futharkt Alfabesi’nin bazı harf şekillerinin Türk harf şekillerine benzemesi, Futharkt ile yazılmış bir yazının Türkçe olması anlamına gelmez. Kaldı ki Türk dilinin yazılışının fevkalâde sağlam kâideleri vardır. Bu kâidelerin Türk harfli bazı yazılarda ender de olsa bozulması yazanlarının iyi imlâ bilmemelerinden kaynaklanabilir. Hele taş üzerine hakkedilen yazılarda dalgınlıkla yanlış yazılan bir harfin artık tashîhinin mümkün olamayacağını da  düşünmek lâzımdır.

Son zamanlarda dil ile ilgili iki görüş türemiştir. Bunlardan biri, bütün dillerin Türk dilinden doğduğu (Kâzım Mirşan), öbürü, Türkçe de dâhil, bütün dillerin tek bir dilden doğduğu (Turgay Kürüm) görüşleridir. Bu görüşlerin doğru olduğu inancını taşımıyoruz.

Bize göre Futharkt Alfabesi’ndeki bâzı harflerin Türk harfleriyle olan benzerliği ya bir tesâdüftür, yâhut da Futharkt ile yazan kavimlerin Türk Alfabesi’ni alıp bâzı imleri değiştirerek yazı ihtiyaçlarını karşıladıkları yolundadır.

Türk Alfabesi’nin menşei hakkında da bâzı görüşler vardır. Bunlardan bir tânesi de Timur Kocaoğlu Hoca’ya âittir. Hoca’ya göre Türk Alfabesi harfleri, Latin Alfabesi harflerinin simetriğidirler. Yâni Türkler, Latin Alfabesi’ni alıp harflerini ters yöne çevirmek sûretiyle kendilerine göre bir alfabe yapmışlardır. Sanıyoruz ki, Kocaoğlu Hoca’nın bu görüşü Latin harfli metinlerin Türk harfli metinlerden önceki zamanlara âit olmasından kaynaklanmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, Turan ülkelerinde yüzbinlerce höyük  bulunmaktadır. Bunların bu güne kadar belki de yüzbinde biri açılabilmiştir. Açılmamış höyüklerden, hem de kağıda yazılı, Türk harfli Türkçe metinlerin çıkmayacağını kimse iddiâ edemez. Hâl böyle olup da bu höyüklerden çıkabilecek Latin harfli metinlerden çok önce yazılmış Türk harfli metinler, Hoca’nın görüşünü ters yüz edebilir.

Otağımızda Türk harflerinin yazıda nasıl kullanılacağını gösterir bir bölüm bulunmaktadır. Lûtfen bu bölümü yazıcıya bastırtınız. Sonra Futharkt yazısı ile yazılmış metinleri bir de siz tercüme etmeye çalışınız. Konu hakkındaki görüşlerimizin sağlığı meydana çıkacaktır.

Tanrı Türk’ü korusun.

Tonyukuk

Açıklama: Bu yazışma ile ilgili olarak Sayın Turgay KÜRÜM Beğ’in otağımıza göndermiş olduğu cevâbî yazı için lûtfen NİSAN-2001  yazışmalarına bakınız.


05.01.2001

Azizim,
Öncelikle yeni yılınızı kutlar, Tanrı’dan yüce milletimizin idealleri yolunda hayırlara vesile bir yıl olmasını dilerim. Bu yıl, aksakallıları gençleştiren, genç kurtları da aksakallılarına layık kılan bir yıl olur inşallah.

Orkun dergisinin geçen sayısında Orkun Vakfı ile ilgili bir haber okudum. Bu vakfın kurulması bizi fazlasıyla memnun etmiştir. Bu vakfın, maalesef günümüzde sayıları artan Yozkurtların aksine, ırkımıza yararlı çalışmaları olur inşallah.
Bildiğiniz gibi Ankara’da işletme okuyorum. Bileğimle yaptığım mücadeleyi Istanbul’da bıraktığım anlamında düşünülmemesini rica ederek kalemimle davaya hizmete çalıştığımın bilinmesini isterim. Daha önceki cevabınıza dayanarak son yazdığım iki mektuba cevap alamamamı bilmeden yaptığım bir saygısızlığa bağlamıyorum. Çok genç yaşta olduğumuzdan, bilmeden bir hata yapmışsak, hatamızı öğrenmeyi istemek de en tabii hakkımızdır.
Orkun Vakfı’nın Ankara’da acaba bir çalışması var mı? Varsa ben ve arkadaşlarım çalışmalarınıza yardımdan hiçbir şekilde çekinmeyeceğiz. Yoksa yaşımızın küçüklüğüne rağmen bu şerefli göreve talip olduğumuzu gururla belirtmek isterim.

Her 3 Mayıs’ta hareketimize bir şiir yazma iddiasını da hala taşıyorum. Böylesi yüce konularda 7+7=14 vezinle yazmaktan yine kurtulamıyorum. Size yolladığım diğer iki şiirde olduğu gibi. Henüz tamamlayamadığım şiirimi müsaadeniz olursa bu aşamada yollamak, görüşlerinizi almak istiyorum.
TANRI TÜRKÜ KORUSUN.

AFŞIN

* * *

14.02.2001

Azîzim Afşın Beğ,

Yeni yıl temennîleriniz için teşekkür ederiz. Bizim de dileklerimiz gerek 2001 yılının ve gerekse Türk Yılan Yılı’nın Türklüğe hayırlı uğurlu olmasıdır.

Orkun Vakfı yeni kurulmuştur. Henüz Istanbul’daki teşkilâtlanma çalışmalarını sürdürmektedir. Tabiatiyle yakın bir gelecekte, yurdumuzun her yerinde olduğu gibi, Ankara’da da şûbesi olacaktır. Gelişmeler ve bu yolda atılacak adımlar Orkun Dergi’sinde duyurulacaktır.

Bize daha önce bahsettiğiniz “Her 3 Mayıs’ta bir şiir yazma” arzû ve iddiânızı sürdürmeniz mükemmel bir davranıştır. Bu yılın 3 Mayıs şiirini bitirdiğinizde bize göndermenizi ricâ ederiz.

Fahri Ersavaş Hoca’nın “Çanakkale Geçilmez Şiirler Antolojisi” çıkmıştır. Bununla ilgili bilgileri Otağ’ımızın “Duyurular” bağlantısında bulabilirsiniz. Anılan eserde sizin de 4 adet şiiriniz bulunmaktadır.

Bilgilerinize,

T.T.K.

Tonyukuk


13.01.2001

Değerli yönetici,
Sitenizi inceledim. Resimler güzel ama içerik az gibi. Türkçülük ve Türkoloji ile ilgili linklere kendi sitemi ekleminizi rica ediyor, başarılar diliyorum.
Arş. Gör. Erhan AYDIN

http://erhanaydin.8m.com

* * *

14.02.2001

Değerli Erhan AYDIN Beğ,

Otağımızın içeriğinin herkes tarafından beğenilmesi gibi bir kaygımız ve bir iddiâmız yoktur. Otağımız elinden geldiği kadar Türklüğe hizmeti amaçlamaktadır.

Biz de sizin sitenize konuk olduk. Sitenizin Türkçülük ile bir ilgisinin bulunmadığını, “şiirler” ve “savaş karşıtı şiirler” gibi bölümlerde, Türkçülerin hiç de hoşlanmadıkları imzâların ve görüşlerin varlığını müşâhade ettik.

Bu bakımdan sitenizi Otağımızın bağlantılarına eklememiz uygun görülmemiştir.

Bilgilerinizi ricâ ederiz.

Tonyukuk


20.01.2001

Atavatan’dan bir rica...

Sayın yetkili bir sitede sizi kaynak göstererek Türk takvimi hakkında bilgi okudum. Sizin sitenizde ise o bilgileri bulamadım. Yardımcı olursanız çok teşekkür ederim. Selamlarımla...

Mustafa Aksoy

* * *

21.01.2001

Azîzim Mustafa Aksoy Beğ,

Türk yıllığı hakkında bilgi edindiğiniz kaynağı bildirmenizi ricâ edeceğiz. Bizim otağımızdan kaynak gösterilerek her türlü bilgi alınıp kullanılabilinir. Korkumuz, alınan bilgilerin yanlış değerlendirilmesidir. 

Otağımızda yayınlanan Yılan Yılı yıllığının altına “12 Hayvanlı Türk Yıllığı Açıklamaları” adıyla bir bağlantı kurulmuştur. Bu bağlantı ile Türk yıllığı hakkında kısa ve öz bilgilere ulaşabilirsiniz. 

Konu hakkında daha fazla bilgi edinmeniz için varsa sorularınızı bekleriz. 

Saygılarımızla, 

T.T.K.

Tonyukuk


25.01.2001

Tonyukuk Bey,
Yurtdışında yaşadığımdan Türkçe harfleri yazabilmek için ekteki Word dosyasına yazdım.
Saygılarımla,
Demir

-----

Sevgili Tonyukuk kardeşim,

Adım Mehmet Demir Sayalı, yurt dışında yaşıyorum. Temmuz ayında doğacak çocuğuma ad ararken hazırladığınız sayfaya rastladım. Tamamını da bir çırpıda okuyuverdim. Sorum şu: Türk, Türk'lük gibi konularda bol bol ve de güzel konuşuyorsunuz da niçin yazılarınızda Türkçe karşılığı olmasına rağmen bolca Arapça sözcük kullanıyorsunuz? Ayrıca niye artık Türkçe'de olmayan ^ işaretini her tarafta kullanmakta ısrar ediyorsunuz?

Ne demek istediğimi sayfanızdan aldığım aşağıdaki tümceyi örnek göstererek açıklayayım:

Türk Çocukları'na verilecek Türkçe adlar, bu derlemeden seçilmelidir. Soysuz, uydurma, Türkçe olmayan kelimelerden seçilerek konulan adlar, ad sâhibinin şahsîyetinde menfî te'sîrler yapabilir, mânâsız bir ad taşıyan kişi aşağılık duygularının etkisinde kalabilir. Çelik irâdeli bir nesl yetiştirmenin ilk yolu, o nesli mutlakâ mânâsı ve hâtırâsı olan Türkçe adlarla bezemekden geçer.

sâhibinin şahsîyetinde menfî te'sîrler - niye “sahibinin kişiliğinde olumsuz etkiler” veya en azından “sahibinin şahsiyetinde menfi tesirler” değil?

mânâsız - niye “anlamsız” veya en azından “manasız” değil?

nesl - niye “kuşak” veya en azından “nesil” değil?

Hadi Türkçe olarak koyduğum sözcük gibi sözcükleri uydurma olarak algıladığınızı varsayalım. Doğrusu ben bir Türk olarak yine kökü Türkçe olan sözcük ve ekten uydurulan söz-cük sözcüğünü Arapça kökenli kelime veya sizin yazımınızla kelîme sözcüğüne yeğlerim. Aynı şeyi te'sir yerine et-ki (ki siz de kullanmışsınız etkisinde diyerek aynı tümcenin devamında), şahsîyet yerine kişi-lik, menfî yerine ol-u-m-suz sözcükleri için de söyleyebilirim. Bu liste çok uzar. Yorumlarınızı bekler, saygılar sunarım.

Demir Sayalı

* * *

18.02.2001

Azîzim Mehmet Demir SAYALI Beğ,

Öncelikle beklediğiniz balanızın sağlıklı ve sıhhatli doğmasını, vatanına, milletine hayırlı bir insan ve uzun ömürlü olmasını diler, sizi de tebrîk ederiz.

Efendim, bizim Otağ adını verdiğimiz yayınımız “Türkçü” bir yayındır. Bu site bir borsa veyâ bir otomobil sitesi olsa idi tabiatiyle borsa senetleri veyâ otomobillerin özellikleri hakkında bol bol ve güzel şeyler yazacak veyâ (sizin ifâdenizle) konuşacaktık. Türkçülük idealindeki bir sitede pasta yapma  veyâ rafadan yumurta pişirme târîflerinin bulunması düşünülemez.

Türkçemizde artık kullanılmayan “ ^ “ işâretinin aslında kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. “Mânâ” kelimesini “mana” yazarsanız “mala” veyâ “maya” vezninde okursunuz. Televizyon veyâ radyo spikerlerinin “Şâle Köşkü”nü “Şale Köşkü” diye yâhut öldürmek karşılığı olan “katl” kelimesini öldüren karşılığı olan “kâtil” şeklinde telâffuz etmeleri, okumaları için önlerine konulan metinlerde geçen bu tür kelimelerde ^ “ işâretinin bulunmamasından, biraz da kültür yoksunluğundan kaynaklanmaktadır. Kaldı ki ^ “ işâretini kullanmayanlar ödüllendirilmedikleri gibi kullananlar da cezâlandırılmıyorlar. Meselâ sizin yazınızda da bize göre “şapkalı” olması gereken hecelerin “şapkasız” olması bizi rahatsız etmiyor.

Yanı sıra dilimize Arabça ve Acemce’den geçmiş olan kelimelerin de aslına uygun olan çevriyazı ile yazılmaları gerekir. Şovrum veyâ vaşingtın diye söylediğimiz kelimeleri “Show room” veyâ “Washington” yazacağız, ama aslında nesl denilmesi gereken nesl’i nesil diye söyleyip yine nesil diye yazacağız. Bu sizi rahatsız etmiyor mu? Dilin arılaşması için şarklılıktan kurtulması bir görüş olabilir. Ama dili şark etkisinden kurtarıp da garb kelimeleriyle doldurmak acaba ne dereceye kadar doğru olacaktır? Tabii bu konuda hazırlanmış minâre kılıfları da vardır. Birinci kılıf, “Türkçe’de hızla gelişen batı teknolojisinin ürettiği kelimelerin karşılığı yoktur.” kılıfı, ikinci kılıf da “Globalleşen, küreselleşen Dünyâ” kılıfıdır. Hele hele şu binbir mahâretli ...sel, ...sal ekimiz yok mu? Kelimenin kökeni ne olursa olsun, bu mübâreği ardına eklediniz mi kelime oldu Türkçe... (Bu cümleyi yukarıda kullandığımız “küresel” kelimesi çağrıştırdı.) Arab’ın “küre”sini alacağız, ardına Türkçe’mizde sâdece “kumlu yer, kumluk” anlamında kum’un peşine takılmış ...sal ekini, hem de ses uyumu olsun diye ...sel şekliyle yapıştıracağız ve Türkçe’mizi alabildiğine bay kılacağız. Yakın bir gelecekte partisel, otomobilsel, televizyonsal gibi yeni yeni kelimeler hayâtımıza girerse şaşırmamak gerekecektir. 

Bizim görüşümüze göre dili kurumlar değil, bir milletin kendisi yapar.

Sizin yazınıza “Adım...” diye başladığınız paragrafınızda 55 kelime var. Burada tenkîd ettiğiniz paragrafın içinde de 49 kelime var. 49 kelimelik tenkîd edilen paragrafta (mükerrerler de dâhil) 12 adet Arabça kelime bulunuyor. Sizin sorgulamak için yazdığınız 55 kelimelik paragrafta kaç adet Arabça ve Acemce kelime bulunduğunu biliyor musunuz? Tam 8 adet... Şimdi biz size neden bu kelimeleri kullandığınızı sorabilir miyiz? Yazınızın akışı böyle gelişmiştir ve siz de pek tabii olarak ve bu kelimeleri kullanarak yazınıza devâm etmişsinizdir. Bunun sorgusu bile olmaz, olmamalıdır da.

Azîzim Demir Beğ,

Kaldı ki Otağımızda gördüğünüz “Türkçe Adlar”, bu adla yayınlanmış bir derlemeden alınmıştır. Tenkîd ettiğiniz paragraf da o kitabın ön sözünde bulunmaktadır.  Biz Otağımızda farazâ Fuzûlî’nin Şikâyet-nâme’sini yayınlayacak olsak bu işi birebir yapmayı düşünür ve öyle de yaparız. Tabii olarak işin doğrusu da budur. Bu yayın tarzından ötürü konuklarımızın ev sâhibini sorgulaması da herhâlde doğru olmasa gerektir. Bu, konuk olunan evde, köşedeki tatlıcıdan aldığı baklavanın niteliğinin hesâbını ev sâhibinden sormak gibidir. Siz Otağımızdaki adlar içinden balanıza bir ad beğendi iseniz, zâten bizim maksadımız hâsıl olmuştur. Gerisine kulağasmayın.

Sağlıcakla kalınız.

Tonyukuk


27.01.2001

WEB sayfanızı www.geocities.com/cafertanriverdi/index.html web sayfamda BİLGİ NET - GENEL KÜLTÜR bağlantısıyla veriyorum.

Sayfanızın daha sık ziyaret edilmesi ve bazı insanların birbirlerini tanımaları için, ( KIRIM TÜRKLERİ WEB sayfasında güzel bir örnek var) KONUK DEFTERİ açmanızın yararlı olacağı kanaatindeyim.

Bilgilerinize.

Saygılarımla,

Cafer Tanrıverdi

* * *

14.02.2001

Azîzim Cafer TANRIVERDİ Beğ,

Otağımız adresini kendi sayfanızda yayınlamanızdan ötürü size teşekkür ederiz.

Bildiğimiz kadarıyla sitelere konan konuk defterlerini denetlemek pek mümkün olamamakta, bu yüzden de zaman zaman nâhoş yazılar, gereksiz sayfa adresleri v.b. bâzı istenmeyen nesneler, site sorumlularının müdahalesine kadar, defterde kayıtlı kalmaktadır.

Bununla birlikte çok içten ve samîmî teklîfiniz için size müteşekkiriz.

Saygılarımızla,

Tonyukuk


  ŞUBAT-2001

  YAZIŞMALAR