TONYUKUK'a gelen yazılar... ve
TONYUKUK'un karşılıkları...
NİSAN-2000
(Yazılar geliş târîhlerine göre sıralanmışlardır.)
01.04.2000
Ben Türkiye'de doğdum. Ata dedem de öyle. Ama Türk kanı
taşımıyorum. Müslümanım elhamdulillah. Ama Ermeni kanı taşıyorum. Yani Türk
olarak yaratılmadım. Bunun kıvancını (sizin deyiminizle) hiç bir zaman doya
doya yaşayamıyacak mıyım?... Kutlu Türk töresinde benim yerim ne?... Bayrağımı,
vatanımı sizin sevdiğiniz kadar sevdiğime inanıyorum. Türk Ülküsü'nü yüreğimde
hissediyor ve bu yolda yüreğimi ortaya koyuyorum.. Ama Ermeni kanı taşıyorum...
Ama ben bundan utanç duymuyorum. Beni de Allah(cc) yarattı... Bu benim tercihim
değil. Ne olur bu kıvanç sadece size ait olmasın...
İnandığınız Kök Tengri sizi korusun.... Selamlar.
Mustafa Yaşar SİR
*
* *
04.04.2000
Azîzim Mustafa Yaşar SİR Beğ,
Hoş geldiniz.
Eğer 21 Temmuz 1905'te Sultân 2nci Abdülhamîd Hân'a yapılan sûikast
sizi rahatsız ediyor ise, hoş geldiniz.
Hoş geldiniz.
Eğer 10 Nisan 1919'da türlü komplolarla i'dâm cezâsına çarptırılarak
asılmak sûretiyle hayâtına son verilen Millî Şehîd'imiz Bağazlıyan Kaymakamı
Kemâl Beğ'in hazîn hikâyesi yüreğinizi sızlatıyorsa, hoş geldiniz.
Eğer 22 Temmuz 1922'de şehîd edilen Cemâl Paşa için içinizde samîmî
bir keder duyuyor iseniz, hoş geldiniz.
Hoş geldiniz.
Eğer bırakın bütün raporları, sâdece 28 Nisan 1919 târîhli raporda
yazılı şu cümleler,
-----
1- Ţiruyan mevziimizde dün, halktan birini öldürdük.
2- İtalyan Konsolosu'na elinde beyaz bir bayrakla haber götüren bir
kadını siperlerden ateş ederek öldürdük.
3) Türk'lerin top atışlarına alay etmeye devâm ediyoruz.
4) Ermeni'ler müdâfaada bulunarak 15 Türkü öldürdüler. Ancak bir
Ermeni kadını ile bir çocuk bu çatışmanın kurbânı oldular. Dört Kürt köyünü
zaptettiler. 70 tâne tüfek ele geçirdiler.
Deruvanz Türk'leri Toprakkale'deki Türk yedek askerleriyle birlikte
Tarman köyünü sarmaya çalıştılarsa da içlerinden altısını öldürdüler. Ertesi
günü köyde kalan diğer Türk'ler de kaçtılar.
Elimize 300 koyun geçtiği gibi köy de işgâlimiz altındadır.
-----
yüreğinizde bir infiâl uyandırıyor ise, hoş geldiniz.
Hoş geldiniz.
Birkaç yıldır Karabağ'da insanlık dışı şartlar altında yaşamaya
mecbûr bırakılan 1 milyon Türk'ün içler acısı hâli yüreğinizi paralıyorsa, hoş
geldiniz.
Ve hoş geldiniz...
Yakın bir gelecekte şöyle ya da böyle hâlledilecek olan Karabağ
mes'elesinde, hattâ Zengezur'un açılmasında birlikte kalem veyâ dipçik
tutacağınıza samîmî olarak inanıyor iseniz, hoş geldiniz.
Kök Teñri'ye gelince,
Bu konu uzun uzun tartışılarak çoktan bir netîceye bağlanmıştır.
Buna rağmen hafif bir istihzâ sezinlenen ifâdeniz bizi üzmüştür.
Arab'ların İslâm olmadan önce Kâbe'de saklayarak tapındıkları 360
putun her birinin genel adı Allah'tı.
Büyük Yaratan'a Arab'ın Allah, Acem'in Hüdâ, İngiliz'in God,
Alman'ın Gott, Amerika'lı yerlilerin Manitu v.b. hitâb etmeleri ne kadar tabiî
ise bizim de ona Türkçe adı ile hitâb etmemiz o kadar tabiîdir.
Saygılarımızla,
Tanrı Türk'ü korusun.
Tonyukuk
01.04.2000
Sayın Tonyukuk yöneticeleri,
Sayfanız gerçekten çok güzel hazırlanmış. Türklüğe yaptığınız bu
büyük hizmetten dolayı sizleri kutluyorum. Sizden arzum Karabağ ile ilgili
bilgilerdir. Bu konuda bir araştırma yapıyorum. Karabağ'ın İskitler'den beridir
Türk yurdu olduğu herkesçe bilinmektedir. Ben geçmişten günümüze Karabağ'ı
incelerken internetten de faydalanmak istedim. Bu konu ile ilgili bildiğiniz
siteler var ise bana yardımcı olursanız sevinirim.
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE KUT'UNU DAİM KILSIN!
Yahya Kemal TAŞTAN
*
* *
03.04.2000
Azîzim Yahya Kemal TAŞTAN Beğ,
Bugün Ermenistan diye tesmîye edilen Türk topraklarındaki coğrâfî
adların çoğu Türkçe'dir. Karabağ'da da durum aynıdır. Bu da Karabağ'ın Türk
Yurdu olduğunun tartışmasız bir göstergesidir. Ermeni'nin Ağrı Dağı'na Ararat,
Gökçe Göl'e Sevan, Revân'a Yerevan demesi de bu gerçeği değiştirmez.
İnternetten Karabağ ile ilgili bilgilere erişebilmeniz için,
1- www.ussc.alltheweb.com adresine girerek karabag,
karabagh, karabağ ve kharabagh kelimelerini arayınız.
2- www.users.uswest.net/~kiyopak/TurkistanBulteni.htm adresine bakınız.
3- Orkun Dergisi'nin Nisan 2000 târîhli 26ncı sayısını te'mîn
ediniz.
Aşağıdaki horyat çalışmalarınızı teşvîk içindir:
-----
Karabağlar
Yas mı var Âzerî'de
Hamısı kara bağlar
Ermeni kıçın yırtsa
Türk'ündür Karabağ'lar
-----
Tanrı Türk'ü korusun.
Tonyukuk
03.04.2000
Türk'ün büyük bilgesi kutlu Tonyukuk,
Yardımlarınız ve yazdığınız güzel hoyrat için sağolun. Size çalışmamı en kısa
zamanda göndereceğim. Protokol caridir.
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN.
Yahya Kemal TAŞTAN
*
* *
04.04.2000
Azîzim Yahya Kemal TAŞTAN Beğ,
Hitâbınız bize ise çok çok ağırdır. Biz bu yükü kaldıramayız.
-----
"... Zamanla 'protokol' sözcüğü kendiliğinden cümleden düştü.
Sonrasında da vedâlaşmalarda durumu 'Cârîdir.' ile idâre etmeye başladık.
(1959)"
-----
Cârîdir.
Tanrı Türk'ü korusun.
Tonyukuk
03.04.2000
Sayın İlgili,
Sayfanızı yeni keşfettim ve büyük keyifle inceledim. Ancak daha
fazla makâle ve şiir koymanızı istesek haksızlık yapmış olmayız sanırım.
Özellikle Nihal Atsız'dan.
Sizleri hassaten tebrîk ediyor çalışmalarınızın Türk dünyâsına
hayırlı olmasını diliyorum.
Oğuzhan YÜCEL
*
* *
05.04.2000
Azîzim Oğuzhan YÜCEL Beğ,
20 Mart 2000 günü Hürriyet Gazetesi'nde İlk Kültür Bakanı Bay Talat
Halman ile yapılmış bir röportaj yayınlandı.
Bu röportajın bizi ilgilendiren kısımlarını, bu kısımlar için Orkun
Dergisi'nde yayınlanan bir tenkîdi en kısa zamanda otağımızda yayınlayacağız.
Vefâtından bu yana 25 yıl geçmesine rağmen, ATSIZ korkusunu hâlâ yüreklerinde
duyanların, korkaklıklarının neden kaynaklandığının bir misâli olmak üzere
röportajda anılan ATSIZ'a âit makâlenin tamâmı da yayınlanacaktır.
Daha çok şiir... Haklısınız, en iyileri zamân içinde Koşuk sayfamıza
ilâve edilecektir.
Tanrı Türk'ü korusun.
Tonyukuk
04.04.2000
Yaptığınız işe olan saygımdan dolayı Büyük Bilge Tonyukuk hitabını
kullandım. Gerçekten de Çin'e karşı büyük milletimizi koruyan Tonyukuk gibi,
siz de milletimize hizmet ediyorsunuz. Bu takdîr edilecek bir davranıştır.
protokol caridir sözüne gelince H. Nihal Atsız Beğ'in kullandığı ve benim de
zevkle kullandığım bir tâbirdir. Bu kelimenin altında çok incelik
yatmaktadır.
Saygılarımla,
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN.
Yahya Kemal TAŞTAN
*
* *
05.04.2000
Azîzim Yahya Kemal TAŞTAN Beğ,
Estağfirullah!
-----
"Gam mı ceylân gözlüler bizlere yâr olmasa?
Yeter ki kılıçlarla süngüler yâr olmalı.
Rahat yatakta ölmek sanki değil mi tasa?
Savaş ve er meydanı bize mezâr olmalı."
-----
Bunun dışında Türklük için verilen en büyük hizmet bile Türk
yaratılmanın bedelini ödemeye kâfî değildir.
Saygılarımızla,
Tanrı Türk'ü korusun.
Tonyukuk
14.04.2000
SELAMUN ALEYKÜM,
Ben İstanbul Tıp fakültesinde okuyorum. Sayfanızda milliyetçi
üniversite öğrencileri adına bir bölüm açmayı çok isterim, bu konuda bana
yardımcı olabilir misiniz ?
Saygılarımla,
Gökhan Kara
*
* *
24.04.2000
Azîzim Gökhan KARA Beğ,
Millîyetçi üniversite öğrencileri adına otağımızda açmak istediğiniz
bölümün ilk çalışmalarını ve bu bölümü nasıl işleteceğinizi bildiren yazınızı
lûtfen bize gönderiniz.
Saygılarımızla,
Tanrı Türk'ü korusun.
Tonyukuk
18.04.2000
Sizlere çok selamlar Berlin şehrinden.
Sizin sayfanızdaki bu büyük ejderha yont,alı taş(?)ın orijinal resmi
nerededir ve bu dikilitaş da Asya'nın tam olarak neresinde bulunmaktadır.
Sizlere şimdiden çok teşekkürler ederim.
Tayfun Sancar
* * *
24.04.2000
Azîzim Tayfun SANCAR Beğ,
Otağımızın açılışında gördüğünüz Bilge Kağan'a âit taş, Orkun
Dergisi'nin 1999 yılı Ocak ayında yayınlanan 11inci sayısından alınmıştır.
Bu taş Türk Moğolistanı'nın baş kenti Urga'nın (Ulanbatur)
batısında, Orkun Irmağı vâdisinde, Koşuçaydam Gölü yakınlarında 47˚10' Kuzey
Enlemi, 102˚50' Doğu Boylamı mevkiindedir.
Saygılarımızla,
Tanrı Türk'ü korusun.
Tonyukuk
19.04.2000
Yiğit Ülküdaşlar,
Kıymetli emekleriniz için hepinize teşekkür ederim.
Yer yer kendimi 17 yaşlarında hissediyorum sayfalarınızda gezindikçe.
Çoktandır unuttuğum duyguları tadıyorum yeniden.
15-20 senedir adeta gönlümüz ve beynimiz kahpeliğin, dönekliğin kıskacına
alınmış.
Ümitlerimize, sevdalarımıza da prangalar vuruluyor. Her gün biraz daha, her ay
daha derin.
Hem de düşman değil vuranlar. Dost bildiklerimiz, er bildiklerimiz.
Eskiden olanca mal, servet, canımızı verirdik de, dahasını verememekten
utanırdık.
Şimdi beynimizi, vicdanımızı, sevdamızı istiyorlar.
Yiğit bir başa, dost bir sese hasret kaldık.
Var olun. Masal gibi de olsa ruhuma tercüman oluyorsunuz.
Lakin bir çasıt gibi bağrımda gezinen sızım da var.
Son yıllarda bilcümle komünist, mezhepçi, masonlar ve aveneleri de sözüm ona
Türkçü-milliyetçi oldular. Ortak söylemleri de İslam dininin bir Arap kültürü
ve Arap emperyalizminin gereği olduğu.
Tanrı benim doğduğum kerpiç evlerde de öyle çağrılır. Gocunan varsa varsın
gocunsun.
Ama Atam Oğuz kağan babası Kağanı öldürüp Budunu tek Tanrı'lı dine tabi edip
Tanrı'ya inanan, Törük, Töreli kıldığından beri Tanrı buyruğundan çıkmamışız.
Nasıl ki atam Yesevi bu düsturdan kıl kadar ayrılmamış taa Oruç Reis gaza için
sefer etmiş İspanya'ya, iğrenirim Mimar Sinan'ın kafatasını mezarından çıkarıp
ölçen ve uğrulayan Türkçülerden.
Sizden garip bir ülküdaşınız olarak ricam şu ki, lütfedin meydan vermeyin
pozitivizmin köhnemiş beyinlerine. Kahrolurum sayfalarınızda dinime saygısızca
saldırılara yer verirseniz.
TTK Y
Yük. Mim. Müh. H. Yılmaz
*
* *
24.04.2000
Azîzim H. YILMAZ Beğ,
Yazınızı aynen yayınlıyoruz.
Otağımızın amacı Türk'lüğe karşılıksız hizmettir. Otağımızda,
Türk'lerin mensûb oldukları ayrı dînleri sıraya koymayı düşünmemekteyiz. Böyle
bir sıralama veyâ önceliğin, Türk birliğine tefrika sokabileceği inancındayız.
Saygılarımızla,
Tanrı Türk'ü korusun.
Tonyukuk
24.04.2000
Göktürkçe yazıp konuşmak istiyorum. Bana kitap veya bilgi verecek
herhangi
birşey önerir veya gönderir misiniz?
Bilgehan MERT
*
* *
24.04.2000
Azîzim Bilgehan MERT Beğ,
Türk yazısı yazabilmek için öncelikle bu yazının harf şekillerini
öğrenmek lâzımdır. Otağımızda Türk yazısının en olgun çağlarında yazılmış olan
Bilge Tonyukuk, Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarının Türk Yazısı ile yazılmış
şekillerini, bunların Latin harfleri ile bire bir karşılıklarını ve bugünkü
Türkçe'mizle yapılmış en sâde çevirisini bulacaksınız.
Size, Rahmetli Prof. Dr. Muharrem ERGİN Hoca'nın Boğaziçi Yayınları
tarafından yayınlanmış olan Orhun Âbideleri adlı eserini tavsiye edebiliriz.
Boğaziçi Yayınları'nın adresi "Kâzım Ismâil Gürkan C., 12/25,
Cağaloğlu-Istanbul" telefon nu.sı ise 0212 526 09 77'dir.
Otağımızca Türk yazısının yazılış (okunuş) kâidelerini anlatan bir
yazı hazırlanmakta olup, kısa bir zamânda yine burada yayınlanacaktır.
Saygılarımızla,
Tanrı Türk'ü korusun.
Tonyukuk
25.04.2000
Bu yazıyı isterseniz yayınlamayabilirsiniz.
Sevgili Tonyukuk,
Öncelikle böyle yararlı bir sayfayı hazırladığınız için sizi tebrik ederim.
Benim sıkıntım, din konusunda bazı kardeşlerimizin takındığı, bana göre yanlış
tavırlarda. Kardeşlerimiz, geçtiğimiz yüz yıl içerisinde Arap'ların milletimize
yapmış olduğu büyük ihanetten dolayı kendilerine büyük nefret beslemektedir ve
bu konuda çok haklıdır. Aynı hissiyatı biz de paylaşıyoruz. Fakat bu bazen
haddini aşıp Arap'lardan değil İslam'dan nefret etme noktasına gelmektedir. Bu
tür davranışlar büyük bir kısmı Müslüman olan milletimizin bir mensubu olarak
beni de rahatsız etmektedir. Eğer gerçekten Turan'ı büyük Türk birliğini kurmak
istiyorsak
karşımızdakinin inançlarına saygı duymak zorundayız. Buna benzer şekilde,
milletimiz içerisinde hristiyan veya başka dinlere mensup olan kesimler de
vardır. Örneğin, Gagauz'lar, Sibirya'da (Rus'ların baskısıyla da olsa) Ortodoks
Türk'ler vardır. Milletimiz neredeyse 1000 yıldır Hristiyan'larla savaşmaktadır
ama bu Hristiyan kardeşlerimizden nefret etmemizi gerektirmez. Ne zaman ki
Türk'lüğe ihanet içerisinde olurlar, o zaman iş değişir. Yine milletimiz içinde
Şamanist, Lamaist, Budist kesimler vardır. Eğer biz Türkçü'yüz diyorsak hiçbir
şekilde din ayrımı yapmadan tüm kardeşlerimizi kucaklamalıyız.
Tüm bunları anlatmamın sebebine gelince, sayfanızdaki bir ifade beni oldukça
üzmüştür. 1 Nisan tarihli, Mustafa Yaşar Sir Bey'in yazısına verilen cevapta
Tanrı kelimesinin Arap'ça Allah kelimesinin Türkçe karşılığı olduğunu,
Arap'ların Müslüman olmadan önce Kabe'deki putlarına Allah dediğini
yazmışsınız. Bir kere ben bir Müslüman Türk olarak diyorum ki, ben hiçbir zaman
Tanrı demeye çekinmedim. Fakat Allah sözcüğünün karşılığı Tanrı değildir.
Tanrı, Arapça'da İlah, Farsça'da Hüda sözcüklerinin karşılığıdır. Allah genel
değil bir özel isimdir. Ayrıca İslam, Arap kültürü değil evrensel, en son ve en
doğru dindir ve Allah Türk'lerin Tanrı'sı, Arap'ların İlah'ı, Fars'ların
Hüda'sıdır. Bu sizce İslam'ın evrenselliğini göstermiyor mu?
Arap'ların putlarına Allah demesi ise şöyle açıklanabilir sanırım. Allah tüm
kavimlere tarihin her döneminde peygamberler, elçiler göndermiştir. Bu
gönderilen din hep aynı din olan İslam'dı. Benim düşüncem de Allah her kavime
kendisini farklı isimlerle değil hep aynı ismiyle, Allah ismiyle tanıtmıştır.
Nitekim Arap'lar da Allah ismini kendilerine daha önce gönderilen elçi
vasıtasıyla öğrenmiş olabilirler.
Son olarak şunu söyleyeyim. Milliyetimiz Türk, dinimiz İslam'dır.
Bu Türk-İslam sentezi değildir. Milliyet ve din çatışmak zorunda da değildir.
Sabrınız için teşekkürler.
Not: Kültigin Göktürk s05 programını çalıştırmadım ama ben de Göktürk
harflerini vektorel (autocad r14) ortama geçirdim. Burada hem Göktürk
harflerini hem Latin harflerini sağdan sola doğru yazabilirsiniz. Fakat bu
biraz yavaş oluyor ve programı bilmenizi gerektiriyor. Yine de isterseniz
gönderebilirim.
Tengri Türk'i aburatugay.
Erdem SOYLU
*
* *
19.05.2000
Azîzim Erdem SOYLU Beğ,
Çalışmalarımızı beğenmeniz bizi mutlu kılmıştır. Tebrîkinize
teşekkür ederiz.
Yazınızı 3 haftalık bir gecikme ile cevaplandırmamızı hoş görünüz. Araya bayram
ve bayramı tâkîb eden günlerde bâzı seyahatler girdi. Bu sebepten gecikmeler
oldu. Hattâ otağımızı güncellemelerde de gecikmeler meydana geldi.
Arap ihânetine dayandırılan İslâm tenkidlerinin elbetteki idrâkindeyiz. Bu
tenkidleri yapanları iki bölüme ayırabiliriz. Birincisi Arap ihânetini samîmî
olarak İslâm ihâneti gibi düşünenler (ki bunların sayısı çok azdır), ikincisi
ise bu ihâneti bahâne ederek İslâm'a saldıranlardır. İkinci bölüme girenlerin de
kalabalık oldukları söylenemez. Ancak bunlar kalem! ve söz! erbâbı
olduklarından büyük bir kitleye hitâb etme imkânına sâhiptirler. Bu gürûha
ateistleri, Türk düşmanlarını, her ne yol ile olursa olsun Türklüğü bölmek
isteyen hâinleri, Hıristiyan misyonerleri, hattâ samîmîyetle Avrupâî bir
Hıristiyanlık taraftarı olanları katabiliriz. Ancak atalarımızın "Kara
bodun" diye adlandırdıkları, milletimizin temelini oluşturan büyük kitle,
oynanan oyunun farkındadır.
Tonyukuk Otağı'nın dînî konuların tartışıldığı bir zemînde bulunmadığını,
sanırım takdîr edersiniz. Ancak, sayın konuğumuz Sir Beğ'e verdiğimiz cevâba
istinâden buyurduğunuz, "Allah sözcüğünün karşılığı Tanrı değildir. Tanrı,
Arapça'da İlâh, Farsça'da Hüdâ sözcüklerinin karşılığıdır. Allah genel değil
bir özel isimdir. Ayrıca İslâm, Arap kültürü değil evrensel, en son ve en doğru
dindir ve Allah Türk'lerin Tanrı'sı, Arap'ların İlâh'ı, Fars'ların Hüdâ'sıdır.
Bu sizce İslam'ın evrenselliğini göstermiyor mu?" cümlelerinize sanırım
bir açıklık getirmek gerekmektedir.
"Allah, Tanrı değildir." görüşünüzden sonra "... ve Allah
Türk'lerin Tanrı'sı, Arap'ların İlâh'ı, Fars'ların Hüdâ'sıdır." demenizden
şu iki mânâ çıkıyor:
1- Allah, Tanrı değildir ama Tanrı Allahtır.
2- Türk'lerin Tanrı'sı da, Arap'ların İlâh'ı da, Fars'ların Hüdâ'sı da aslında
Allah'tır. Dolayısı ile O'na Tanrı, İlâh, Hüdâ demek yanlıştır ve O'na sâdece
"Allah" demek gerekir.
Fars'ın Hüdâ'sının müennesine (dişi) hiç rastlamadık ve bu bakımdan varlığından
habersiziz. Buna karşılık Arab'ın gerek İlâh'ının, gerekse Ma'bûd'unun
müennesleri de vardır. Bugün bile, hem Arap'lar hem de Türk'ler günlük
konuşmalarında, hattâ yakarışlarında "Allah" yerine zaman zaman
"İlâhî" (Ey Allah, Allah'ım) demekte beis görmemektedirler. Bu durumda
muhâtab acaba "Allah" olmuyor mu? Yâhut konuşmalarda saygısızlık mı,
duâlarda kabûl edilemezlik mi oluşuyor?
Türk'lerde insanın ve genellikle bâzı evcil hayvanların dışında hiçbir
yaratığın dişisi tesmîye edilmemiştir ve bildiğiniz gibi Tanrı'nın da müennesi
yoktur. Tahmînen 20nci yüzyılın ilk çeyreğinde İlâhe'ye ve Ma'bûde'ye karşılık,
Tanrı'ya bir müennes uydurulmuş, adına da Tanrıça denilmiştir. Bu biraz da
Kral'ın dişisine, evdeşine Kraliçe denilmesinden mülhemdir. Kısacası birkaç
başka adla anılmış olmasına rağmen Türk'lükte Tanrı tektir ve Türk'lerin
indinde târîhleri boyunca şerîki de olmamıştır.
Sayın Sir Beğ'e bu husûsta yazdığımız yazıda kullandığımız uslûb, yazısının
sonundaki "İnandığınız Kök Tengri sizi korusun...." dileğinde
hissedilen istihzâya karşılıktır. Bir Mûsevî Türk'ün size "İnandığınız
Allah sizi korusun!" demesinde çok ince bir mânâ aramaz mısınız?
Bu tür münâkaşalara girmek havanda su dövmekten başka bir işe yaramaz. Bu
bakımdan biz, hiç de gücenmediğimiz Sayın Sir Beğ'e verdiğimiz cevapta bu
konunun çokça tartışıldığını ve çoktan netîcelendiğini söyledik.
Yine yazınızda " İslâm, Arap kültürü değil evrensel, en son ve en doğru
dindir." demektesiniz. Biz ise bugüne kadar bunun aksine bir ifâde
kullandığımızı hatırlamıyoruz. Ek olarak, İslâmîyet'in semâvî bir din olduğunu
da hiç reddetmedik.
Azîzim Erdem SOYLU Beğ,
"Milliyetimiz Türk, dînimiz İslâm'dır. Bu Türk-İslâm sentezi değildir.
Milliyet ve din çatışmak zorunda da değildir." sözlerinize tamâmiyle
katıldığımızı belirtmek isteriz. Yine belirtiriz ki amacımız, Türk'lüğün
yükselmesini dilediğimiz burcuna, çakıl taşı büyüklüğünde de olsa bir taş
koymaktır.
Vektorel (autocad r14) ortama geçirdiğiniz Göktürk harflerini ve bu harflerle
birlikte Latin harflerini de sağdan sola doğru yazabilen programınızı bize
göndermenizi ricâ eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Tengri Türk'i aburatugay ve kesinlikle Tengri biz menen!
Tonyukuk