TONYUKUK'a gelen yazılar... ve TONYUKUK'un karşılıkları...

MART-2000

(Yazılar geliş târîhlerine göre sıralanmışlardır.)


04.03.2000

Kırımda İnsan Hakları İhlalleri ve Kırımın sosyo ekonomik-sosyo politik durumu hakkında bilgi edinebileceğim kaynaklar (dergi,kitap,süreli yayın) hakkında yardımcı olabilirseniz sevinirim.

Çağdaş Delibalta

* * *

13.03.2000

Azîzim Çağdaş DELİBALTA Beğ,

İstediğiniz yardım için size vereceğimiz kaynakların yetersiz olabileceği endîşesini taşıyoruz. Yardım talebinizi içeren mektubunuzu turkevi@egroups.com veyâ turkoloji@eGroups.com adreslerine gönderdiğiniz takdîrde, bu adreslerden daha sıhhatli bir sonuç alabileceğinizi sanıyoruz.

Saygılarımızla,

Tonyukuk


09.03.2000

Merhaba Tonyukuk,
Siteniz güzel olmuş, tebrikler. Başarılarınızın devamını dilerim.
Benim bir sorum olacak. Sorum şu: Neden AFRASYAB'ı isimler listesine koymadınız? Yoksa Türkçe olmadığı kanaatinde misiniz?
Cevabınız için şimdiden teşekkürler.
Erhan TAYFUR

* * *

13.03.2000

Azîzim Erhan TAYFUR Beğ,

Bildiğiniz gibi Afrâsyâb Acem'lerin Büyük Türk Kağanı Alp Er Tunga'ya verdikleri addır. Firdevsî adlı Türk düşmanı bir Acem'in (Acem'leri, TÜRK'lüğün ihtişâmı karşısında duydukları aşağılık hislerinden arındırmayı amaçlayarak) yazdığı Şeh-nâme adlı kitapta bu ulu kağan, Afrâsyâb adıyla anılarak küçümsenmek istenmiştir.

Kaldı ki Afrâsyâb Türkçe bir ad değildir.

Saygılarımızla,

Tonyukuk


10.03.2000

Azizim Tonyukuk,
Sitenizi uzun zamandır izlemekle birlikte tebrik ve teşekkürlerimi iletmekte geç kaldığım için af ediniz. Türk İli'nin bir parçası olan Doğu Türkistan (Türkeli) konusunu özellikle gündeme getirdiğiniz ve gündemde tuttuğunuz için Tanrı size yar olsun. Türk İli meseleleri arasında doğal olarak beni en fazla inciten meselede yalnız olmadığımı bilmek, Kut'un henüz bizleri terketmediği ümidimi güçlendirdi.
Atam, Alibek Hakim, Doğu Türkeli'nde Kuzeydeki Osman Batur'la işbirliği içinde 1944'teki Şarki Türkistan Cumhuriyeti'nin kurulmasına katkı sağlamış biridir. Anne tarafımdan atam Hamza Uçar ise onun yardımcısı idi. Babamın ablası 17 yaşında evlenerek bir daha babasını ve ailesini görmediği halde sırf Qalibek'in kızı olduğu için işgalden sonra Kızıllarca işkence altında öldürülmüştür. Bir erkek, 3 kız kardeşi ise göç yolunda uçmağa vardılar. Atam, göçün nedeninin Doğu Türkeli insanlarından hiç olmazsa bir kısmını Kızıl baskı ile Türk'lük ve Müslümanlığını unutma felaketinden kurtarmak olduğunu hep söylemiştir. Ona göre Türkiye Cumhuriyeti'ne gitmek, ikinci vatana ulaşmak bunun yegane yolu idi.
İşte, ikinci vatanda doğup, büyümüş olan ben bugün 8 yıllık bir devlet memuruyum (hem de istisnai kadro ile) ve İçing Katun'dan türediğini düşündüğüm birileri bana ya Atanı inkar et, ya Töreye (sanırım şimdiki yasa/genelge/yönetmelikleri Töre saymamız gerek) karşı gel demekte. Öte yandan yıllar boyu Türkçülük (Arapça mellat'tan gelen milliyetçilik kavramını kullanmak istemiyorum. Yoksa sözkonusu kişiler ya da hareket üyeleri bunu gururla kullanıyorlar.) bayrağını tekellerine aldığını, "Dış Türklerin" (Anayurt Ötüken ise Dış Türk onlardır.) savunuculuğunu yapanlar Şenking'lere boyun eğdikleri yetmezmiş gibi onların attığı temeli sağlamlaştırmaktadırlar.
Böylesi ortamda tonyukuk.com bana Tanrı Katı'ndan selam gibi gelmekte, kanayan yarama em olmakta. Bu yüzden teşekkürler. Umarım bir gün Büyük Türkeli'nde kayıtsız şartsız Türk Budunu egemenliğinde bu aymazlıkların hesabı sorulacaktır.
Orkun Dergisi 1999 şiir yarışmasında 1. olan Ali Kınık'ın Turan Duası adlı şiirinde dediği gibi,
---

Şimdi beni ezenler, demek soyumu bilmez
Bozgunun ardındaki mutlak toyumu bilmez
Demek beni bilir de, deli huyumu bilmez
Çin'de kırkbir çeriyle ihtilal yapan kimdi?
Peki o uslanmaz kan hangi bedende şimdi?

Şükür ki bende, Tanrı'm
"Niçin"i sende Tanrı'm
Bugünü de kutlu kıl
Gözlerim dünde Tanrı'm
---
TANRI TÜRK'E YAR OLUP, BİZİ MENGİ KORUSUN.

Saygılarımla,
Almıla HAKİM

* * *

                                            Osman BATUR.............ve.........Alibek HAKİM

13.03.2000

Azîzim Almıla HAKİM Katun,

Nesri şiirleştirdiğiniz yazınız bizi heyecanlandırmış, zamânımızdan koparıp Altay Cumhûriyeti'nin kurulduğu ızdırâblı, aynı oranda da şeref dolu günlere götürmüştür. Tanrı Türk'ünü hep sınar ama Kut'unu da ondan aslâ esirgemez.

Rahim Bek oğlu Ali Bek Hakim torunu Almıla Katun,

Türk Irkı'nın övüncü, gökbörüsü Osman Batur'un adının anıldığı her yerde, onun sağ kolu olan bozkurt Ali Bek Hakim de akla düşer. Ancak kanına Küñ İçing'in kanı karışanlar bunu anlayamazlar. Ama biz o kansızları biliriz ve tanırız. Onların telkînleriyle de ne atalarımızı inkâr eder ne de töreye karşı geliriz. Kuyaş'ın karşısında çıra ne ifâde ederse Türk Töresi'nin karşısında da yasaların kendisi de, babası da, anası da, onların bebeleri olan uzantıları da onu ifâde eder. Türk Töresi Tanrı Töresi'dir. Hiçbir yerde yazılısını bulamayacağımız bu töre Türk yaratılmışların kanında yazılıdır.

-----

"Üç gün üç gece süren Gezköl savaşlarından sonra Kazak'lar fırsat buldukça Çinli'lere baskınlar düzenlediler. Gün geldi ki Çinli'lerin bir katuna âit olan avula baskın yapacakları öğrenildi. Katun, avulunda bulunan kadınlara, yanlarına çocuklarını alarak atlanmalarını ve dağlara doğru sürmelerini buyurdu. En son katun da atlandı. Tam yola çıkacak iken gözüne önden atlanıp giden kadınlardan birinin küçük çocuğu ilişti. Katun, oğlak kapma oyunundaki gibi çocuğu attan inmeden apardı. Katun, atını dört nala sürerken onu tâkîb eden Komünist Çin atlıları da ardından kurşun yağdırıyorlardı. Giysisinin birkaç yerini delip geçen kahbe kurşunlar katuna değmiyordu. Yaylalara çıkıldığında düşman çok gerilerde kalmıştı.

Katun yaylada koyun otlatan çocuk çobanlardan iri bir genci yanına alarak bildiği kestirme yoldan ve kendisini tâkîb eden düşmandan önce avula geri döndü. Düşman henüz çadırları yağmalamaya fırsat bulamamış, üstelik iki makineli tüfeği de cephâneleriyle birlikte orada bırakmıştı.

Düşman az sonra geri döndü ve çadırları yağmalamak için yaklaştı. İşte ne olduysa o sırada oldu. Katunun ve genç çobanın kullandıkları iki makineli tüfek ölüm kustular. Çarpışma beş saat sürdü. Beşinci saatin bitiminde Ali Bek, yanındaki birkaç silâhlı çeri ile yetti. Çinli'ler tam bir bozguna uğramışlar, arkalarında bir sürü leş bırakarak def olup gitmişlerdi.

Katun'un adı Mevliye idi. Ve o, Ali Bek Hakim'in evdeşi idi."

-----

Türkçülük bir erdemdir. Millîyetçiyim, hattâ Türk Millîyetçisiyim diyenler bizde dâimâ şübhe uyandırmışlardır. Türkçülük, Türk Millîyetçiliği'nin adıdır. Türkçülük adından veyâ onun erdemine erişemeyeceklerinden korkanlar zâten Türkçü olamazlar.

İkinci vatan, dış Türk'ler gibi sözler yanlıştır. Türk'lerin içi dışı olmaz. Bâzı muhâlifler bu iç dış mes'elesinde Dede Korkut'taki İç Oğuz, Dış Oğuz tâbîrleriyle karşımıza çıkarlarsa da buradaki tanımların ne maksatla yapıldığını görmezlikten gelirler. Türk'lerin vatanları da tektir. Büyük Türkçü Mustafa Kemâl Atatürk'ün dediği gibi "Türk'lerin yaşadıkları her yer misâk-ı millî hudutları içindedir".

M.Ö. üçüncü yüzyılda Çin, seddini yapmak sûretiyle sınırlarını belirlemiştir. Bâzı hisâblar kıyâmete kalmadan mutlakâ görülecek, gün gelecek herşey aslına rücu' edecek, Çankırılı Mehmed Ötüken Yış'ta nöbet tutarken, Urumçı'lı Kaya Batur da Tuna Boyları'nı bekleyecektir.

Peki, o zamâna kadar ne mi olacaktır?

"NİZÂM-I A'LEM İÇİN TANRI, TÜRK'Ü KORUYACAKTIR."

Siz buyurmuşsunuz ki,

Tanrı Türk'e yar olup, bizi mengi korusun.

Biz deriz ki,

-----

Tanrı Türk'e yar bolup, bizni meñgü korusun.

Türk'ün Ulug Orda'sı gümbür gümbür yörüsün

Ve kılıçtan geçirsin Tabgaç bodun sürüsün,

Meñgü kalsın Türk bodun, meñgü kılsın törüsün

-----

Saygılarımızla,

Tonyukuk


12.03.2000

Mahnılarımız hk.
Salamlar!
Ezizlerimiz, bildigimiz kimi men Türkiye'de yaşayıram. Burada olan medeniyyet hadiseleri ile de maraglanirig elbette. Ne üçün bunun haqqında danışıram? Burada Anavatan Partisi'nin bir milletvekili olan Yılmaz Karakoyunlu terefinden yazılan bir roman olan "Salkım hanımın taneleri" deye bir eserine bir film çekildi. Filmde Türkiye'de 2. Dünya muharibesi sırasında azınlıqların (Ermeni'lerin, Yehudilerin vs) veziyyeti haqqında bir hekaye anlatılır. Ne ise, bizi maraqlandırmaz. Amma filmin musiqisi!!!!!!!!!!
Soundtrackde bir mahnı var. Sarı gelin... Bizim uşaq vaxti dinlediğimiz ve o ilk aşqı arzuladığımız bir mahnı değil mi? Amma filmde mahni ............ Ermenice. Beli ve bir Ermeni xalq mahnısı olaraq bildirilir. Ne deyeceyik? Türkiye'de de bu tür bir (bağıslayın) alcaqlıqla qarşılasınca insanın deyeceyi qalmir. Ne deyeceyik, hara bildireceyik? İndi men o filmin web sitesini axtarıram: Amma qezetlerin de adreslerine mektub yaza bilerem.
İndi hele qerar vermemişem. Ne qazanacam deyeceksiniz? belke hec bir şey. Amma buna bir nefer olsa bele "xeyir" demelidir. Esas o filmin şirketi ile elaqe saxlamag lazım geldiyini bilirem. Amma onu da hele öğrenmemişem. Ne ise dostlar...
Başınızı ağrıtmayım. Unutmayın: Bu bir Azerbaycan'lının üreyinin yandığı üçün yazılan bir mektubdur. Sadece olaraq sizinle "derdimi" paylasmaq istedim.
Sevgilerle,

Dr. Vasıf Ismailoğlu

* * *

13.03.2000

Azîzim Vasıf Ismailoğlu Beğ,

Korkarız Fuzûlî'nin,

-----

Dûst bî-pervâ felek bî-rahm devrân bî-sükûn

Derd çok hem-derd yok düşmen kavî tâli' zebûn

-----

matla'ı, daha çok uzun zaman hâlimize tercümân olacak...

Saygılarımızla,

Tonyukuk


17.03.2000

Merhaba,

Sayın tonyukuk.com yaratıcıları,

Ben Türk milliyetçisi bir hukuk öğrencisiyim. Istanbul'dan arıyorum. Sitenizi internette gezerken tesadüfen buldum. Öncelikle böyle güzel bir site hazırladığınız için sizi kutlarım.

Ben yıllardır Türk Dünyası ve Türk Dili ile ilgili amatörce araştırmalar yapıyorum boş vakitlerimin çoğu okumakla geçiyor diyebilirim. Benim de bu konularda bazı çalışmalarım var bilmem ilgilenir misiniz?
Sitenizde özellikle Türkçe adlar kısmı çok hoşuma gitti. Ben hukukçu olmama karşın en çok dilbilime ilgi duyuyorum. Türkçe adlar siteniz çok güzel.

Size bazı şeyler sormak istiyorum:
1- Acaba bu adların bugünkü anlamlarını da yazabilir misiniz? Bunu da yapabilirseniz çok güzel bir katalog olacak ben bugün kullanılan ama Türkçe kökenli olmayan kelimeler ve özellikle adların Türkçe karşılıklarını çok arıyorum ama doğru dürüst bir sözlük bulamadım.

2- Sizin bana tavsiye edebileceğiniz sözlükler var mı?

3- Bir kelimenin, Farsça "lale"nin Türkçe karşılığını bulamadım. Siz biliyor musunuz? Ben bir yerde bunun tulpa olduğunu ve Avrupa dillerindeki tulip, tulpen gibi kelimelerin bundan türediğini okumuştum. Çok aradım ama Türkçe sözlüklerde bunu bulamadım. Bu konuda beni aydınlatır mısınız?
Teşekkürler, hoşça kalın.

Ahmet BAŞARAN

* * *

30.03.2000

Azîzim Ahmet BAŞARAN Beğ,

1- Otağımızda gördüğünüz Türkçe Adlar, Türk Dünyâsı Araştırmaları Vakfı yayınlarından olan "Türkçe Adlar Derlemesi" adlı kitaptan bire bir alınmıştır. Dolayısıyla derlemeye bir müdâhalede bulunarak adların açıklamalarını yapmaya kendimizi selâhîyetli görmüyoruz. Kaldı ki kitabın ön sözünde yazarı, "Bu derleme bir lugat veyâ bir târîh kitâbı değildir. Bu derleme sâdece bir rehberdir. Ad koyacak kişi bu rehbere mürâcaatla bir ad seçer. Adın geniş mânâsını veyâ târîh içindeki yerini, karşısında gösterilen adrese baş vurarak mufassalan öğrenir. Kitâbda bulunan adların açıklamalarını yapmak için ciltler doldurmak gerekir. Oysa ne yeni doğmuş bebenin ne de ad babasının mânâlarını teker teker araştırarak ad seçmek için zamânları yokdur."

demektedir.

2- Türkçe olmayan kelimeler için Ferit DEVELLİOĞLU Beğ'in Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat'ı, Türkçe olmayan adlar için de Aydil EROL Beğ'in Adlarımız adlı kitabı sanırız işinize yarayacaktır. Adlarımız adlı eserde aynı zamanda Türkçe adlar ve bunların karşılıkları da bulunmaktadır.

3- Lâle kelimesinin Türkçe karşılığını maalesef bilememekteyiz.

Saygılarımızla,

TTK

Tonyukuk


28.03.2000

Sayın Tonyukuk,
Sayfanızda soldan sağa koşuşan yazı:
: NSROq : üXrüt : irht :
bana yanlıs geliyor...
Özel olarak "irht", "tanrı"ysa, 'h' yerine 'n' (ya da ' ñ ' ) olmalıdır.
Bir de, " NSROq " niye öyle acayip yazılmıs? Örnegin, "nsroq", ya da "nsroQ" daha doğru olmaz mıydı? Kök Türkler "Türk"e TürX" mü derdi?
İyi günler,
Turhan Tisinli

* * *

28.03.2000

Azîzim Turhan TİSİNLİ Beğ,

Bilgisayarınızda Türk Abaçası ile yazılmış yazılarımızı kendilerine has şekilleri ile görebilmek için otağımızdaki "Konuklarımızın gönderdikleri" bağlantısına girerek,

19.12.1999 târîhli Sayın K. HINIK'ın yazısına verdiğimiz karşılığı,

29.12.1999 târîhli Sayın Ö. YARANGÜNÜ'nün yazısına verdiğimiz karşılığı ve

28.01.2000 târîhli Sayın Ü. ERGENOĞLU'nun yazısını okumanızı ricâ ederiz.

Bu yazılarda adı geçen arkadaşlarımızın o târîhlerde yaşadıkları, sizinkine benzer çözümsüzlüklerin nasıl giderilebileceğine dâir açıklamalar bulacaksınız.

Ayrıca, "Türk klavyesinde Türk yazısı yazabilmek..." bağlantısında da Türk klavyesindeki harflerin hangisinin Türk harflerine karşılık geldiğini gösterir bir cetvel vardır.

Bunlara rağmen yine de bir çözüme ulaşamaz iseniz, lûtfen bizi haberdâr ediniz.

Saygılarımızla,

Tanrı Türk'ü korusun.

Tonyukuk


  NİSAN-2000

  YAZIŞMALAR