TONYUKUK'a gelen yazılar... ve TONYUKUK'un karşılıkları...

ŞUBAT-2000

(Yazılar geliş târîhlerine göre sıralanmışlardır.)


03.02.2000

Kıymetli Kardeşim,

Sayfalarınızı inceledim. Faydalı olduğu kesin. Hatta edemedim, Mesut Yılmaz'la ilgili kısmı Ötüken'e koydum.. (Tabii ki sizden alındığını belirttim)
Ancak, kullandığınız dil itibariyle küçük bir hatırlatmada bulunacağım.

Aşağıdaki adreste kullandığınız bir kelime dikkatimi çekti. YİNELEMEK... Bu kelime Türkçe değildir. Buna benzer nice kelimeler (olanak, onur, sorun, doğa, olası, doğurgaç, doğurtgaç v.b.) Atatürk'ten sonra meydanı boş bulan milli şef İnönü tarafından piyasaya sürülmüş, ondan sonra gelen uzantıları sayesinde de günümüzde kullanılır olmuştur. Ellerindeki malum medya ile milleti şartlandırdıkları malumumuz. Fakat, Türk aydınlarına büyük sorumluluk düşüyor. Onlar daha dikkatli davranmak zorundalar.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

T.T.K.

ÖTÜKEN

* * *

10.02.2000

Azîz ÖTÜKEN,

Tonyukuk Otağı'nı faydalı bulmanız bize şevk vermiştir.

Otağımızdan herkes, her istediğini almakta serbesttir.

"Yinelemek" kelimesi için yaptığınız uyarıya ayrıca teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,

TTK

Tonyukuk


08.02.2000

Dear Tonyukuk,
I can't even tell you how timely is your publication, I was searching for it for a long time, but getting only bits and pieces. What you have done is perfect, even though it does not yet include a translation into English for people who do not know Turkish, like me. Congratulation, this publication is an achievement for all of us! This an achievement that transcends the limits of Turkish culture and history, but belongs to the whole mankind.
Sincere regards,
Norm KİSAMOV

* * *

10.02.2000

Azîzim Norm KİSAMOV Beğ,

Aradıklarınızı bizim yayınımızda bulmanız dolayısıyla, iltifâtlarınıza teşekkür ederiz.

Yayınımızın Türkçe olmasının bir sebebi vardır. Türkçe, Dünyâ üzerinde en çok konuşulan diller sıralamasında beşinci, bu beş dilin konuşulduğu yüzölçümü sıralamasında ise birinci sıradadır. Türkçe'miz Birleşmiş Milletler teşkîlâtınca milletler arası bir dil sayılmaktadır. Bu gerçeği kendimizin görmemezlikten gelmemiz ve dilimizi bir çok alfabe ile ifâdemiz yanlıştır. Bu yanlış düzeltilinceye kadar yayınımız mecbûr kalınmadıkça aslâ başka bir dilde olmayacaktır. Türk'ler bir başka dili öğrenmeye ne kadar mecbûr iseler, başkaları da Türk Dili'ni öğrenmeye o kadar mecbûrdurlar.

Hassâsîyetimizi anlayışla karşılayacağınızdan emîn olarak saygılar sunarız.

Tanrı Türk'ü korusun!

Tonyukuk


08.02.2000

Merhaba Sayın...?

Size bu E-mail'i Istanbul'dan atıyorum. Ben Anadolu teknik lisesi 1. sınıf öğrencisiyim. Tarih dersinden dönem ödevi aldım. Konum ORHUN ABİDELERİ. Sizin sitenizi bulana kadar umutsuzdum. Öğretmenime berbat bir ödev vereceğimi düşünüyordum. Sizin sitenizde gerektiği kadar tercüme ve resim buldum. Fakat bana tarihi de gerekli. Bununla ilgili bildiğiniz bir site var mı? veya sizde bilgi var mı?

Varsa bana gönderebilir misiniz?

Orkun BAYDAR

* * *

08.02.2000

Azîzim Orkun BAYDAR Beğ,

Yazılı taşlarımızın târihleri ve bunlarla ilgili daha fazla bilgi için Orkun Dergisi'nin Mart 1998 târihli 1. sayısına baş vurabilirsiniz. Dergiyi te'mîn edeceğiniz adres, Horhor Caddesi, 20/1 Fatih-Istanbul'dur. Telefon Nu. ise 0212 531 87 48'dir.

Ayrıca daha uzun bir vâde için Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü yayınlarından olan 131 sayılı yayın "Göktürk Târîhi'nin Mes'eleleri" adlı kitabı almalısınız. Enstitünün adresi, Bahçelievler, Sondurak, 17. Sokak, 38 Nu. Ankara'dır. Telefon Nu. ise 0312 213 321 00'dır.

Başarı dileklerimizle,

TTK

Tonyukuk


10.02.2000

Sevgili Tonyukuk yayıncıları,

Hazırladığınız sitede sürekli olarak "Orkun" yazılışı geçiyor. Benim adım "Orhun". Neden bu şekilde Yazmıyorsunuz? "Orhun nehri, Orhun yazısı, Orhun yazıtları, Orhun bölgesi" haricinde bu kelimenin başka kullanımı ve anlamı var mı?

Sevgiler, saygılar, başarılar...

Orhun BİÇER

* * *

27.02.2000

Azîzim Orhun BİÇER Beğ,

"Orkun" sözcüğünün sitemizde "Orhun" şekli ile kullanılmamasının sebebi bilinmektedir. Orkun sözcüğünün 'k' harfi, Arab harfli Türk elifbesinde 'ha' harfi ile yazılagelmiştir. Hattâ sözcük, (elif+vav)= o+rı+ha+vav+nun harfleri ile yazıldığından, bâzı kimselerce "Orhon" olarak da kullanılmıştır.

Türkçe'mizde bâzı ünlemlerin dışında 'H' sesi yoktur. Türk abaçasında da bu sese karşılık gelen bir harf yoktur. Yine Türkçe'mizde ikinci, üçüncü hecelerde 'O' sesi bulunmaz. Orkun, Orhun veyâ Orhon sözcüğü Türk yazısı ile ancak NqRO şeklinde yazılır ve yine ancak Orkun, Urkun, Orukun, Urukun olarak okunur. Yörede yaşayanların 'OrKHun' diye seslendirdikleri bu sözcüğün doğrusu da bizce 'Orkun' dur.

Kullanımı böylece açıklanabilen sözcüğün başka bir anlamı yoktur.

Bizden de sevgiler, saygılar ve başarılar.

Tanrı Türk'ü korusun.

Tonyukuk


19.02.2000

Merhaba ,
Ben Caner. 17 yaşındayım ve kendimce amatör bir şekilde Türk'lerin yaşayışını, kültürünü, tarihini kısacası herşeyini inceleyen bir Türk genciyim. Tonyukuk.com adresine ilk girdiğim zaman çok sevinmiştim ve sayfayı gezdikçe kendimi sizden biri gibi hissettim. Size Türk'lüğe yaptığınız katkılardan dolayı bir Türk genci olarak teşekkür ediyorum.
Size bir kaç sorum olacak:
1- Otağınızdan Türkçe yazı yazmak için bir font indirdim ve bir de setup adlı bir dosya indirdim. Setup dosyasını çalıştırdığımda hata verdi ve bir süre sonra setup dosyası kayboldu. Fontu Göktürkçe'ye çevirebiliyorum ama sağdan sola yazamıyorum ve de hangi harfin, günümüzdeki Latin alfabesindeki hangi harf biçiminde olduğunu bilmiyorum. Otağınızda bu konunun üzerine biraz daha gidilmesini istiyorum ve bizim Göktürkçe'yi tam olarak nasıl kullanacağımıza ilişkin bir konuya otağınızda yer verilmesini rica ediyorum.
2- MHP hakkında düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? Bana Türklükten çok İslam'a önem veriyorlarmış gibi geliyor. (Eğer siyasi içerikli olduğu kanaatindeyseniz cevaplamama hakkına sahipsiniz)
3- Acaba bu tarihten sonra dilimizdeki yabancı sözcüklerin çıkıp yerine Türkçe'lerinin gelmesi mümkün mü? Sizce Türkiye ve diğer Türk devletleri açısından eski Türk abecesine geçiş mümkün mü? Günümüz şartlarında acaba hala Göktürkçe'ye geçiş diye bir ihtimal ve olanak var mı?
4- Şundan eminim ki eski Türklerde de merdiven veya ona benzer bir araç vardı peki neden biz bu kelimeye Arapça bir kelime olan "merdiven" diyoruz. Eski Türkçe'de merdivenin bir anlamı yok mu idi? Eski Türk'lerdeki günlük konuşma dilini ve kendi aralarında günlük kullandıkları kelimelere otağınızda yer verir misiniz? (merhaba, iyi akşamlar, günaydın vb..)
Umarım eski Türk abecesi yeniden kullanıma geçer.
Tanrı Türkü Korusun.
Caner KURT

* * *

27.02.2000

Azîzim Caner KURT Beğ,

Çok genç yaşınıza rağmen Türk diline olan hâkimîyetiniz bizi ümitlendirmiştir.

Sorularınızın karşılıklarına gelince;

1- Otağımızdan daha önce indirdiğiniz 'Setup' dosyasını bilgisayarınızdan siliniz. Aynı dosyayı bir kere daha indiriniz. Yeniden indirdiğiniz dosyayı bu defâ 'desktop'a taşıyınız. Desktop'taki bu dosyaya ait resme dokunduğunuzda karşınıza bir yazı alanı çıkacaktır. Bu yazı alanına yazacağınız bir yazıyı, aynı programa ait bir dosya olarak saklayabileceğiniz gibi kes-yapıştır veyâ kopyala-yapıştır yolu ile bir Word veyâ bir Frontpage dosyası hâline de getirebilirsiniz. Sonuç yine de başarısız olur ise durumu yeniden bize bildirmek husûsunda çekingen olmayınız.

Otağımızda Türk klavyeli bilgisayar için, klavyedeki hangi harfin, hangi Türk harfine karşılık verdiğini gösteren bir açıklama vardır. Bu açıklamayı varsa yazıcınıza yazdırınız. Türk harfleri ile yazı yazacağınız zaman bu tablo karşınızda olur ise rahat edersiniz.

Türk harfleri ile yazı yazmanın inceliklerini hâvî bir açıklama kısa bir süre sonra Otağımıza konulacaktır.

2- MHP, milletimizin kendisine ödünç verdiği bâzı simge ve çarpıcı sözlerle seçimlerde başarı kazanmış ve iktidâr ortağı olmuştur. Milletimiz, Türklük'ten ödünç aldığı simgelerin ve çarpıcı sözlerin hakkını veremeyen ve arkasında duramayan bu kuruluştan emânetlerini geri almaya başlamıştır. Emânetlerin geri alınmasıyla da bu kuruluşun diğer siyâsî kuruluşlardan bir farkı kalmayacaktır. Eğreti verilen nesneler bir partiye değil Yüce Türk Milleti'ne âittirler ve öyle ulu orta ve ilâ nihâye kullanılamazlar.

3- Bir dildeki yabancı sözcükler, yerlerine yeni sözcükler uydurmakla temizlenemezler. İhtiyâc duyulan sözcükleri, o dili konuşan insanlar kendileri yaparlar. Dilimizde, ilerleyen bilimle birlikte yeni sözcüklere ihtiyâc duyulmaktadır. Bunlardan bâzılarını da hiçbir baskı ve zorlama olmadan mükemmelen Türkçe'leştirmişizdir. Bugün computer yerine bilgisayar, printer yerine yazıcı, mouse yerine sıçan diyorsak, bu buluşlarımız bir kurum veyâ kuruluşun bulgusu ve zorlaması ile olmamıştır. Sabancı Center, International Hospital, show, shop, market, dentist v.b. gibi dilimize sokulmak istenen yabancı kelimeleri de zamanla bünye reddedecektir. Aşağılık duyguluların, millî şuur yoksunlarının, kendisinin Batı'lı ya da Batı'lı gibi olduğunu millete yutturmak isteyen câhillerin kapıldıkları bu moda akımı geçicidir. Türkçe'mizin bilim dili olamayacağını söylemek cehâlet değilse ihânettir.

Türk'lerin Türk abaçasına geçmeleri mümkündür de geçiş ihtimâli hakkında birşeyler söylemek maalesef mümkün değildir.

4- Takıldığınız 'merdiven' kelimesine gelince:

Merdiven kelimesi Arab değil Fars kökenlidir ve aslı 'nerdbân' dır. Kelime Acem'lerde de vuzûha kavuşmamıştır. Acem'lerin bir kısmına göre kelime neverdîden = bükmek fiilinden gelen neverd = büklüm, kıvrım ismi ile bâm = tavan, dam isminin birleşmeleriyle oluşmuş bir birleşik isimdir. Diğer bir kısım Acem'e göre de isim, birleşik isimdir ama nerd = ağaç kütüğü ile bâm = tavan, dam isimlerinin birleşmeleriyle oluşmuştur. Netîce olarak dilimize merdiven diye geçen kelime ya neverdbâm'dan muharref neverdbân ya da nerdbâm'dan muharref nerdbân'dır.

Merdiven'in Türkçe'si ağmak = yükselmek fiilinden gelen ağınçak'tır. Türk'ler ip merdiven'e örçin ya da üzgeç, açılıp kapanan merdivene de kıskaç derler.

Merhabâ, Arab'ça bir nidâ (ünlem) olup, 'genişleyin, rahat olun' anlamında bir selâmlaşma sözcüğüdür. Atalarımızın günlük konuşmalarında birbirlerini nasıl selâmladıkları hakkında bir araştırmamız yoksa da bunları araştıranlar mutlakâ vardır. Muhtemeldir ki "'kündüzün, akşamın, tünün' kutlug bolsun" sözleri, atalarımızın günün muhtelif zamanlarında birbirlerini selâmladıkları cümleciklerdir. Bununla berâber bugün artık dilimize iyice yerleşmiş olan günaydın, iyi günler, iyi akşamlar, iyi geceler, tünaydın sözcükleri de selâmlaşmada gönül rahatlığı ile kullanabileceğimiz pek güzel sözcüklerdir.

Tanrı Türk'ü hem koruyacak hem de yüceltecektir.

Tonyukuk 


27.02.2000

Sayın Tonyukuk.com sayfası hazırlayanları,
Sizi her şeyin başında Türkçülük adına hazırladığınız bu sayfa nedeni ile tebrik ederim. Türk milliyetçiliğinin İslam ve Arap kültürü arasında kaldığı bu dönemde, Türk töresini öne çıkarıp Türk milliyetçiliğini savunan sayfalar bulabildiğimiz için çok mutlu olduk. Günümüzde, Türk-İslam sentezi gibi bence saçma olan görüşler, sonradan Türk'leşmiş insanlar tarafından, damarında Türk kanı taşıyan insanlarımızın ve bilhassa gençlerimizin beyinlerine sokulmak istenmektedir. Hazırladığınız sayfa ile bu tür fikirlere Börteçine soyu Türk'ün verdiği cevap oldunuz.
GÖK TANRI TÜRK'Ü VE TÖRESİNİ KORUSUN.
Saygılarla,

KANTURA
Not: Lütfen sayfalarınızı devamlı surette yenileyin.

* * *

13.03.2000

Azîzim KANTURA Beğ,

Tebrîkiniz için size teşekkür ederiz.

Bize göre mahâret Türk Töresi'ni öne çıkartmak değil, onu uygulayabilmektir.

-----

Bütün Türk'ler bir olsa başkalaşır gidişler

Töre uygulanırsa gerçekleşmez mi düşler?

-----

İzninizle, yazınızdaki "sonradan Türk'leşmiş insanlar" tâbîrinizi, "aslâ Türk'leşememiş, ama asıllarını gizliyerek kendilerini Türk gibi göstermek mecbûriyetinde olan insanlar" şekliyle açıklığa kavuşturalım.

Kök Teñri'nin yarlıgamasına sığınarak deriz ki,

KÖK TEÑRİ TÜRK'ÜNÜ DE, TÖRESİNİ DE BEÑGÜLEYİN KORUYACAKTIR.

Saygılarımızla,

Tonyukuk


29.02.2000

Değerli yönetici ülküdaşlar,

Sayfanızı tesadüfen buldum. Ne kadar sevindiğimi inanın anlatabilecek durumda değilim. Bilgilendirme kapasitesi yönünden çok beğendim. Şu an eksik olan ama aynı zamanda da çok gerekli bir hizmet yapıyorsunuz. Allah sizlerden razı olsun.
Ancak şu var ki, günümüzün en büyük yarası bence Kürtler'dir. Kürtlük hakkında biraz bilgiye sahibim ama okuduklarım beni yeterli derecede tatmin etti diyemem. Bu konuda elinizde ilmi bir bilgi var mı? Eğer varsa, lütfen gerçek haliyle yayınlar mısınız?
Saygı ve hürmetlerimi gönderir, başarılar temenni ederim.
Yıldırım Beyazıt OMURTAĞ- VAN

* * *

13.03.2000

Azîzim Yıldırım Beyazıt OMURTAĞ Beğ,

Kürt'ler hakkında en ilmî! ve gerçeğe en yakın! bilgiyi İslâm Ansiklopedisi'nde bulabilirsiniz. Ansiklopedideki Kürt maddesine V. Minorsky'nin bu konudaki makâlesi esâs olarak alınmıştır. Minorsky'nin Türk'lere pek sempati duymadığı bilinmektedir. Bu bakımdan araştırma ve çalışmalarında bir ön yargı ve Kürt'ler lehine pek ilmî olmayan siyâsî bir gayretkeşlik sezinlenmektedir.

Kürt'lerin Kurmancî, Kelhûrî ve Goran adlı üç ayrı lehçe ile konuştukları söylenirse de aslında bunlar lehçe değil ayrı dillerdir. 1897 yılında St. Petersburg Akademisi'nce yayınlanan Kürtçe Lûgatta bu üç ayrı dile âit topu topu 8378 kelime bulunmaktadır. Bu kelimelerin kökenleri ise şöyledir:

3080 Türkçe

2000 Arapça

1200 Zendçe

1080 Farsça

310 Pehlevîce

220 Ermenice

108 Keldânîce

60 Çerkezce

20 Gürcüce

Bu kelimelerin toplamı 8078 dir. Geri kalan 300 kelimenin kökenleri tesbît edilememiştir. Galibâ (belki) bu 300 kelime Kürtçe olabilir. Kürt'lerin belli bir alfabesi de bulunmamaktadır.

Son zamanlarda ülkemizde bâzı millîyetçi! çevrelerce Kürt'lerin bir Turan boyu, dolayısıyla Türk oldukları iddiâları öne sürülmüştür. Buna mehâz olarak da Türk Yazısı ile yazılmış Elegeş yazıtının 8inci satırındaki KÜRTLKN harflerinden oluşan üç sözcük gösterilmiştir. "KÜRT eL KaN" yânî "Kürt Eli Hanı" şeklinde algılanan bu sözcüklere dayanılarak ileri sürülen bu görüş yanlıştır. Aslında iki kelimeyi oluşturan bu harflerin "KÖRTüL KaN" yânî "Kuvvetli (kudretli, şiddetli) Han" anlamında olduğu âşikârdır.

Günümüzün en büyük yarası olarak vasıflandırdığınız mes'ele kanaatimizce bâzı çevrelerce öyle gösterilmek istenmektedir. Bu yara şuurlu doktorlarca çok kısa bir zamanda tımar edilebilecek cinstendir. Gönlünüzü ferâh tutunuz.

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN.

Saygılarımızla,

Tonyukuk


  MART-2000

  YAZIŞMALAR